Ti-Entertainment

Abdulfettah Ebu Gudde- Çağdaş İslam Alimleri 2 İslam

Abdulfettah Ebu Gudde- Çağdaş İslam Alimleri 2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çağdaş İslam Alimleri’nden

 

       Abdulfettah Ebu Gudde

 

 

 

 

 

 

1.Hayatı

 

Halid bin Velid`in soyundan gelen Abdülfettah Ebu Gudde 1917`de henüz Osmanlı Vilayeti olan Halep`te dogdu. Babası Halep eşrafından olan, orta halli bir tüccardi. Ilk öğrenimini 8 yaşında Halep'te aldı.12 yaşında Babası tarafından önce bir dokuma tezgahına sonrasında ise bir arkadaşının yanına tüccarlığı ögrenmesi için gönderildi.Böylelikle dokumacılık yanısıra tüccarlik becerisi kazandı. 19 yaşında Halep`te Hüsreviye Medresesinde eğitim görmeye başladı.1948 yılında el-Ezher'in Şeria Fakültesi'ni bitirdi.1936-1942  burada okuduktan sonra 'alimiyye' diploması alarak mezun oldu. Ardından aynı üniversitenin Arap Dili Fakültesi'nde (Külliyyetü'l-lugati'I-Arabiyye) öğretim metotları üzerinde iki yıl ihtisas yaparak ı9SO'de pedagoji diploması aldı. Mısır'da okuduğu sırada babasının vefat etmesi üzere maddi sıkıntıya düşen Ebu Gudde, tahsilini çok zor şartlarda tamamlayarak memleketi Halep'e döndü.

Halep'te yaklaşık on bir yıl boyunca, bir yandan çeşitli okullarda öğretmenlik yaparken bir taraftan da özel dersler verdi. Özellikle Hamevi, daha sonra da Hüsreviyye medreselerinin camilerinde okuduğu hutbelerde ilmi derinliği ve etkili hitabetiyle kısa zamanda meşhur oldu.

1962 yılında Ebu Gudde siyasete atıldı ve çok yüksek bir oyla Halep'ten Suriye Meclisi'ne (el-Meclisü'n-Niyabi es-Sıiri) milletvekili seçildi, ancak Meclis daha sonra feshedildi. Aynı yıl Dımaşk Üniversitesi Islam Hukuku Fakültesi'nde (Camiatü Dımaşk Külliyyetü'ş-Şeria) ders vermeye başladı ve burada Hanefi fıkhı, mukayeseli fıkıh ve fıkıh usulü dersleri okuttu.1965 yılinda misafır öğretim üyesi olarak Riyad Şerjat Fakültesi'ne davet edildi. Suudi Arabistan'a giden Ebu Gudde' ye orada profesörlük unvanı verildi. Bir yıl sonra Halep'e döndüğünde Baas Partisi tarafından tutuklandı. Suriye'nin birçokileri gelen müslüman düşünürü gibi o da bir seneye yakın Tedmur Askeri Hapishanesi'nde yattı. 1967 harbinde Israil, Tedmur'u bombalayınca hapishane tahliye edildi ve tekrar Suudi Arabistan' a döndü.[1]

Imam Muhammed b. Suud Islam Üniversitesi`nde Fıkıh ve Usulü'd-din fakültelerinde (Külliyyetü'ş-Şeria ve Usulü'd-din) yirmi üç yıl profesör olarak görev yaptı. Kral Suud Üniversitesi'nde az bir sürehocalık yaparak 1990'da emekli oldu. Bu görevleri sırasında Sudan, Yemen, Hindistan gibi pek çok farklı ülkeye gitti ve bu sırada öğrencilereders verdi.Aynı zamanda çok sayıda akademik çalışmaya danışmanlık yaptı. Üniverstedeki görevi geregi kullandigi modern usul`unyanısıraverdiği özel derslerde geleneksel usülü tercih etti. Yarım asırlıktedris hayatında Suriye, Filistin, Hicaz, Yemen, Mısır, Hindistan, Pakistan ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu değişik ülkelerden çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Dr. Nureddin Boyacılar, Y. Doç. Dr. Seyyit Bahçıvan, Dr. H. İbrahim Kutlay, Hamdi Arslan, merhum Ömer Boynukalın, Dr. Ertuğrul Boynukalın ve Dr. Muhammed Boynukalın onun Türk talebelerinden bazılarıdır[2]

Suriye Üniversitesi Islam Hukuku Fakültesitarafından çıkarılan Fıkıh Ansiklopedisi'nde (el-Mevduatü'l-fikhiyye) bir süre müdürlük yaptıktan sonra, Imam Muhammed b. Suud Islam Üniversitesi ilim Konseyi, Irak Ilim Konseyi, Uluslararası Rabıta Islam Teşkilatı kurucu konseyi üyelikleri görevlerinde bulundu. Çeşitli davetler üzere uluslararasi ilim toplantılara da katıldı.

Ebu Gudde, bu tür seyahatlerini hayatının son dönemlerine kadar sürdürmüştür. Şam, Ürdün, Filistin, Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Dahreyn, Yemen, Mısır, Sudan, Somali, Tunus, Cezayir, Fas, Güney Afrika, Endonezya, Bruney, Hindistan, Pakistan, Afganistan olmak üzere bir çok ülkelere gitti.

Öğretim üyeliği yanında Hadis, Hadis Usûlü, Kuran İlimleri, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Akaid, Tasavvuf, Arap Dili ve Edebiyatı, Tarih, Teracim (Bibliyografya) Eğitim ve Öğretim Metodlarıyla ilgili bir kısmı te'lif, bir kısmı tahkik olmak üzere 70 küsur eser bırakmıştır. [3][4]Muhammed Beyler Ebu Gudde`nin bu konudaki  çalışmatarzınışöyle izah etmektedir: “Telif eser yazmak yerine önceden yazılmış kıymetli eserleri tahkik etmek veya onlar üzerine ta'lik yazma usulünü tercih eden Ebu Gudde'nin bazitahkiklerinin kitabın aslından birkaç kat daha geniş hacme ulaştığı görülmektedir. Kimini yirmi yıllık hazırlığın ardından kaleme alan merhum, neşrettiğieserlerin her yeni baskısını tashih edip ilavelerde bulunmak suretiyle çalışmasını geliştirmeye devam etmiştir. Kelime, ıstılah veya cümlelere getirdiği doyurucu açıklamalar, ele aldığıkonuları sonuca bağlama noktasındaki mahareti ve kitaplarına yaptığı fihristierin neredeyse eserin üçte birine varacak boyutta hacimli olması neşrettiği eserlerin ayırt edici özelliklerindendir.“[5]

 

 

 

2. Tahkik ettiği eserlerden bazıları şunlardır:

 

El Bahir fi hukminnebiyyi sallallahu aleyhi vesellem bil batin ve´z-zahir

 

Imam Hafiz Celaleddin es-Suyuti`nin eseridir. Eserde Peygamber efendimizin hadislerinden yola çıkılarak, hangi sorunlara nasıl çözümler getirildiği ele alınmaktadır. Ebu Gudde Ankara'da bulunan bir yazma eserden ve başka eserlerden yararlanarak tashihinde bulunmuştur ve bazi faydalı açıklamalar da vermektedir. Ancak kendisinin de ifade ettiği gibi, pek fazla eklemede bulunmamıştır.

 

Kavaid Fi Ulumi'l-Hadis

 

Hanefi Fıkıh Usulü hakkında yazılmış bir eserdir. Hindistan âlimlerinden Zafer Ahmed el-Usmanî etTehanevî (öl. 1394 h)`nin "İ'lâü's-Sünen" isimli 18 ciltlik eserinin mukaddimesidir. Ila`us Sünen adlı eser aslında Imam Ebu Hanife`ye mezhebinin hadislere dayanmadığı, re´yi sahih hadise tercih ettiği ve benzer delilsiz iddialarla karşı alınan tavırlara bir cevap olarak yazılmış olan bir eserdir. Ebu Gudde bu esere Hadis Usulu ile ilgili bir mukaddime yazmıştır. Bu esere ayrıca2 mukaddime daha yazılmıştır.

Riyad 1984 tarihli 5. baskısı 553 sayfadır Türkçe'ye tercüme edilmiştir.

 

Zaferu'l-Emani:

Seyyid eş-şerîf el-Cürcanî (öl. 816)'nin Hadis Usûlü konusundaki "Muhtasar" adlı kitabının Abdülhayy el-Leknevî (öl. 1304) tarafından yapılan bir şerhidir. Beyrut 1996 tarihli 3. baskısı 804 sayfadır.

 

el-Menanı'l-Münif:

İbn Kayyim el-Cevziyye (öl. 751)nin hadislerin metin tenkidi esasları konusunda olup Halep 1982 2. baskısı 224 sayfadır.

 

Risaletü'l-Müsterşidin:

Haris el-Muhasibî (öl. 243)nin tasavvufla ilgili eseri olup selef ulemâsının, gerçek zühd ve takvâ erbâbının tasavvufi düşüncelerini ihtivâ eden eserin Kahire 1982 tarihli 4. baskısı 219 sayfadır.

 

Fethu Babi'l Inaye:

Sadru'ş-Şeria el-Mahbubî (öl. 747)nin "Nükaye" isimli değerli eserinin Aliyyü'I-Kari (öl. 1014) tarafından yapılan şerhi olan bu kitap, diğer Hanefi fıkıh kitaplarından fıkhî delilleri ve hadislerin tahricini zikretmesiyle ayrılan bir eserdir. İlk cildin Halep 1967 tarihli 1. baskısı 299 sayfadır. Diğer ciltleri henüz basılmamıştır.

 

el-Masnu' fi ma'rifeti'l-hadisi'l-mavdu':

Aliyyül-Karî (öl. 1014 h)nin mevzû (uydurma) olduğuna ittifak edilen hadisleri topladığı bu eser Ebu Gudde Hocaefendi'nin tahkikiyle daha cok açıklığa kavuşmuştur. Eserin ilim camiasındaki diğer adı "el-Mevdüatü's-Sugra"dır, Kahire 1984 tarihli 4. baskısı 343 sayfadır.

 

 

et-Tasrih bima tevatere fi nûzuli'l-Mesih:

Muhammed Enver Sah el-Keşmîd (öl. 1352)nin kıyamete yakın Hz. İsâ Aleyhisselâm'ın yeryüzüne ineceğine dair varid olan hadis-i şeriflerin "Mütevatir" olduğunu isbat ettigi bu eser, konusundaki en ciddî eserlerden biridir.

 

er-Raf'u ve't-Takmil:

İmam Abdülhay el-Leknevî'nin hadis ilimlerinden Cerh ve Ta'dîl ilmi hakkında yazdığı eserin geniş açıklamalarla yapılan tahkîki olup hadis erbâbı içın vazgeçilmez  kaynaklardan biridir

 

el-Ecvibetü'l-Fadıla:

Cerh ve Ta'dil, Tercim vb. hadis ilimleriyle ilgili olarak sorulan on soruya İmam Abdülhayy el-Leknevî'nin verdiği cevapları ihtivâ eden bu eser muhakkik Ebu Gudde'nin ta'likatıyla gerçekten hadis ehlinin el kitabıdır. [6]

 

Ahmet Hamdi Yıldırım ise eserlerini şöyle tarif etmektedir: “Ebu Gudde vefat ettiğinde yirmiye yakın telif, kırkı aşkın tahkik, takdim ve fıhristleme çalışması vardı. Üzerinde çalıştığı kitaplarının apayrı bir hüviyet kazandığı da dikkate alınırsa, onun bütün çalışmalarının birer telif eseri olduğunu söylemek mübalağa olmaz(...)“[7]

3. Telifatlari ise şunlardır:

1. Kelimat fi keşfi ebatil ve iftiraat (1990): Kendisi aleyhine oluşturulmak istenen karalayıcı tavırlarakarşı kaleme alınmıştır.

2. Mes'eletü halkı'I-Kur'an ve eseruha fi suffi'r-ruvat ve'l-muhaddisin ve kütübi'l-cerh ve't-ta'dil:  Yazar bu eserinde Kur'an'ın mahluk olduğu iddiasının halk, raviler ve muhaddisler üzerindeki tesirinden söz etmiştir.

3. Safha müşrikamin tarihi semai'l-hadis 'inde'l-muhaddisin(1992). -

4. Safahat Min Sabri'l-Ulema:

İslâm âlimlerinin ilim uğrunda katlandıkları çile ve fedâkarlıkları, sıkıntı ve zorlukları çeşitli örneklerle anlatan bu eserin Beyrut 1994 tarihli 4. baskısı 508

sayfadır.

 

5. Kıymetü'z-Zeman Inde'l-Ulema:

İslâm âlimlerinin zamana verdikleri önemi anlatan bir eserdir. Beyrut 1987 tarihli 4. baskısı 108 sayfadır. İlk baskısı Faruk Beşer tarafından Türkçe'ye kazandırılmıştır.

 

6. el-Ulemaü'l-Uzzab:

İlmi, evlenmeye tercih eden ve hayatları boyunca hiç evlenmeyen bekar âlimler konusundaki bu eserde 35 âlimin hayat hikayeleri anlatılmaktadır. Beyrut 1996 tarihli 4. baskısı 323 sayfadır.

 

7. er-Rasulü'l-Muallim:

Eserde Peygamberimiz (s.av)in ashab-ı kiramı yetiştirirken izlediği eğitim ve öğretim metodu 40 ayrı başlık altında hadis-i şeriflerin ışıgında tatlı bir uslupla anlatılmaktadır. Aynı zamanda teorik ve pratik anlamda müstesna bir eğitimci olan Ebu Gudde'nin bu eseri egitimciler için özellikle tavsiye edilmektedir. Beyrut 1996 tarihli 1. Baskısı 226 sayfadır.

 

8. Lemehat Min Tarihi's-Sünne ve Ulumi'l-Hadis:

Hadis Edebiyatı tarihi ile ilgili tespit ve yorumları ortaya koyan bu eserin Beyrut 1987 tarihli 4. baskısı 314 sayfadır. Eserin Türkçe tercümesi İstanbul'da 1995 yılında Iz Yayıncılık tarafından 'Mevzu Hadisler'adıyla yayınlanmıştır.[8]

 

4. Fikih ilmiyle ilgili eserleri

Biri  telif 11`tahkikat olmak üzere Fıkıh alanında 12 eseri vardır:

  1. Hutbetü`l-hace leyset sünne fi müstehelli`l kütüb ve`l müellefat

Muhammed Nasiruddin Elbani`ye reddiye olarak yazılmiş olan bir eserdir. Hutbet`ul- Hace olarak bilinen giriş duasının sadece müstehap olduğunu ve bunu okumayanların eleştirilmesinin doğru olmadığını ifade etmeketdir.

  1. Ikamet`ül hücce ala enne`l iksare fi`t-teabbudi leyse bid`a

Abdulhayy el- Leknevi`ye ait olan bir eserdir. Çokca ibadeti bid‘at sayan bir görüşe karşı yazılmış bir reddiyedir.

  1. el-Ihkam fi temyiz`l-fetava ani`l-ahkam ve tasarrufati`l-kadi ve`l –imam

Ebu`l Abbas Sihabuddin Ahmed el-Karafi`ye ( ö. 684) ait bir eserdir. Fetva ile hüküm, kadı ile devlet başkanı tasarrufları arasndaki farklılıkları açıklamaktadır.

  1.  Fethu babi`l inaye bi serhi kitabi`n nukaye

Sadruşşeria Ubeydullah b- Mesud`un en-Nukaye ismili eserine Ali el-Kari tarafından yapılan bir şerhidir.  Kitabın özelliği fıkıh konularını delilleriyle işlemekte olması ve diğer mezheplerin görüşlerine ve delillerine yer vermesidir. Ebu Gudde bu eseri ibadet ve din bilgisinin doğru olmasına özen gösteren kişilere ve bilhassa gençler için bir kaynak eser sunma amaçlı yazmıştır. Bu sebepten dolayı bir çok açıklama da bulunmuştur.[9]

 

  1. Sibahatü`l-fikr fi`l cehri bi`z-zikr

Abdülhayy el-Leknevi`ye ait olan bu eser cehri zikir `in hükmünü hadislerle delillendirmektedir.

  1. el-Halal ve`l-haram ve ba`zu kavaidihima fi`l muamelati`l-maliyye

 

  1. Tuhfetü`n –nüssak fi fadli`s-sivak

Müellifi Abdülgani el-Meydani`dir. Misvakin tarifi ve hükmü üzerine yazılmış bir eserdir.

  1. Risale fi`l –imame fi cevazi`l-iktidai bi`l-muhalifi fi`l-furu

Ebu Muhammed Ali bin Hazm`a ait bir risaledir. Bir Maliki fakihin farklı mezhepten olan bir imamın arkasında kılıp kılamayacağının hükmü üzerine yazılmıştır. Ibn Hazm buna cevaz vermiştir.

Ahmed Ibn Teymiyye`ye ait bir risaledir. Ticari işlemlerle ilgili 5 kaide sunmaktadır.

9. Kitabü`l-Kesb

Muhammed b. Hasan es-Şeybani`ye aittir. Helal, Mekruh, süpheli, ve haram olan kazanç çeşitleri ve hukumleri dile getirilmektedir.

10. Muhtasaru`t-Tuhfeti`l-mergube fi afdaliyyeti`d-dua`ba`de`l-mektube

Muhammed Hasim es-SIndi`ye ait olan risaleye ihtisar çalışmasıdır. Dua etmenin faziletinden bahsetmektedir.

11. el-Minehu`l-matlube fi´stihabi raf`i`l-yedeyni fi`d-dua ba`de`s-salavati`l             mektube

Ahmed el-Gumari`ye ait bir eserdir.

12. Sünniyyetü raf`i`l-yedeyn ba`de`s-salavati`l-mektube

Muhammed b. Abdurrahman el-Ehdel`e aittir. Bu eser ve bir üstteki eser farz namazlardan sonra elleri yukarı kaldırarak dua etmenin hükmü konusunda telif edilmiştir.[10]

  1. Abdulfettah Ebu Gudde ve Fikih alanindaki calismalari

Öncelikle ifade edilmelidir ki, Ebu Gudde geleneksel yaklaşım tarzından dolayı islamî ilimleri birbirinden tamamen ayırt eden bir yaklaşım sergilememektedir. Her ne kadar modern Üniverste eğitimi içerisinde görev almış olsa dahi, özel derslerinde daima klasik eğitim tarzi üzerinde durmuş olduğu öğrencileri tarafından aktarılmaktadır. Yazdığı ve tahkik ettiği bazı eserlerden bu yaklaşım tarzı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde hem Hadisci hem de Fıkıh Usulu ve Fıkıh okutması  onu bu açıdan bir Çağdaş İslam Alimin‘den daha ziyade eski Islam alimlerine benzetmektedir. Fıkhı konularda mahir olması ve bu konuları Hadis ilmiyle birleştirmesi ve desteklemesi itibariyle, Hanefi mezhebini Suudi Arabistan‘da adeta müdafaa eden bir alim haline gelmiştir. Mezhep taassupculuğu boyutunda yapılan eleştirilere cevap olarak bazi onemli eserler ele almıştır. Bunlara bir örnek olarak, el´Kavaid fi ulumil hadis“ adli eseri verilebilmektedir.  Bu eser Hanefi fikih usulü hakkında yazılmıştır ve Hindistan âlimlerinden Zafer Ahmed el-Usmanî etTehanevî (öl. 1394 h)nin "İ'lâü's-Sünen" isimli 18 ciltlik eserinin mukaddimesidir. Ila`us Sünen adli eser aslında Imam Ebu Hanife`ye mezhebinin hadislere dayanmadığı, re´yi sahih hadise tercih ettiği ve benzer delilsiz iddialarla karşı alınan tavırlara bir cevap olarak yazılmış olan bir eserdi ve Ebu Gudde bu esere Hadis Usulu ile ilgili bir mukaddime yazarak iceriğini daha da pekiştirmiş bulunmakta idi. Ayrica1982 yılında Cezayir'de düzenlenen XVI. İslam Düşüncesi Sempozyurnu'na yazann sunduğu "Hadis Uydurma Sebepleri ve Sonuçları" konulu tebliğden oluşan Lemahat min tarihi's-sünneti'l-mutahhera ve ulı1mi'l-hadis (1983) Adli eserde Sünnet- Kur'an ilişkisi, Sünnet'in teşri değeri ve Kur'an'ın beyan ve tefsir açısından Sünnet'e olan ihtiyacından bahsedilmektedir. Işte bu gibi eserlerinde  Ebu Gudde`nin Fikih ve Hadis ilimlerini birleştirmekte ne kadar başarılı olduğu görülmektedir.

Çağdaş bir islam alimi olarak, asrinin Problemleri ve buhranlariyla da bizzat ilgilenen Ebu Gudde, Siyasete atılmaktan kaçınmamış ve daima şer‘i yasaları savunmuştur. Siyasi düşüncelerinde kendisine hayranlok duyduğu İihvan-i Müslimin lideri Hasan el-Benna`dan etkilendiğini ifade etmiştir.   Mısır'da İhvan-ı Müslimin saflarındayer alan Ebu Gudde, 1950'de Suriye'ye döndükten bir müddet sonra aynı teşkilatın Suriye koluna "el-Murakıbü'l-Am" (genel koordinatör) olarak tayin edildi. Ona göre müslümanlar siyasetten uzak kalmamalı, ama koyu bir milliyetcilikten uzak durmali, bunu yerine kardeşlik ve birlik duygusunu pekiştirmelidirler. Kendisi Hanefi olmakla birlikte aynı zamanda Şafii fıkhıni da bilen, hadisleri konusunda mahir bir kimsedir. Aliyyul Kari`nin eserine yaptiği meşhur tahkik „Feth-u Babil Inaye“ onun Fıkıh ve Hadis ilmini bir araya getirmekte ne kadar mahir olduğunun göstergesidir.

Fethu Babil inaye adli eser 8. Hicri asırda yazılmış olan ve adeta birer kanun kitabı gibi değerlendirilmiş olan  Mutun-u erbaa dan birisi  olan „Vikaye“ adli eserin bir şerhidir.[11]

Ebu'I- Hasan en-Nedvi Ebul Gudde hakkında şöyle söylemektedir:

„Değişik ilimlerdeki uzmanlığı, ilmi dirayeti, isabetli görüşleri, gayretinin büyüklüğü ile selef alimlerinin havrası, rabbani bir alim»[12]

Ebu Gudde`nin bizzat ögrencisi olan, Dr. Nureddin Boyacılar Hocasinin Hadis ilmindeki mahiriliğini ifade ettikten sonra, o`nun sadece Hadiscilik ile yetinmediğini, Hanefi ve Safi fıkhının Hadislerine vakif oldugunu ve Hadislerin sebeb-i vuruduna vurgu yaptiğini ifade etmektedir. Bu da ona Hanefi Fıkhını delillendiren ve Hadislerin arka planında olan ve istidlal için gerekli olan içtimai, psikolojik ve kültürel şartları da değerlendiren bir Hadis alimi olma özelliğini kazandırıyordu.  Örnek olarak „ Bekar kızların beyanı susmaktır“ hadisinden bekar kız kime varacağını açıkça beyan ederse bu ondan kabul olmaz“ hükmüne varılmasını saçmalık olarak değerlendiriyordu ve hadis ilmindeki dirayetin önemine vurgu yapiyordu. Ona göre bircok Hadis alimi Hadisin sadece lafzına bakarak hüküm çıkariyor ve hataya düşüyordu.[13]

Nureddin Boyacilar`in ifadelerine göre, 4 mezhebin de Usulu fıkıhlarına vakif idi ve Usul`da ayrıldikları noktaları mukayeseli olarak anlatma yetisine sahip idi. Mezhepsizliğe tamamen karşı bir tutum sergilemekte idi. Aslında koyu bir Hanefi olmasina rağmen Imam-i Azam`in görüşlerini tenkit etmesi, çok sevdiği hocası Zahid el-Kevseri`yi yeri geldiğinde eleştirmesi onun sağduyu ile davrandiğina delalet etmektedir. Zira o her türlü taassuptan son derece nefret ederdi.[14]

 

Abdulfettah Ebu Gudde`nin Çağdaş Islam alimlerinin arasında, geleneğe sahip çıkan ama aynı zamanda eleştiri ve dirayet yönteminden vazgeçmeyen, Hadis ve Fıkıh ilimlerini bir araya getiren bir ilim adamı olarak yerini korumaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynaklar:

 

 

  • XX. Asır Halep muhaddisleri ve Abdülfettâh Ebû Gudde'nin hadisçiliği [Twentieth century Hhdith scholars (muhaddiths) Of Aleppo and Abd Al-Fattâh Abû Gudda’s hadith thought] / http://www.belgeler.com/blg/1avf/xx-asir-halep-muhaddisleri-ve-abdlfetth-eb-gudde-nin-hadisilii-twentieth-century-hhdith-scholars-muhaddiths-of-aleppo-and-abd-al-fatth-ab-gudda-s-hadith-thought s. 226
  • eş-Şeza’l-fevvah fî ahbari seyyidi eş-Şeyh Abdilfettah : (Ebû Gudde). / Mahmûd Saîd Memruh. -- [y.y.] : Dârü’l-İmam et-Tirmizi, 1998/1419. 245 s. ; 24 cm.
  • Pekcan, Ali
    Abülfettâh Ebû Gudde (1917-1997), İslâm Hukuku Araştırmaları Dergisi, 2005, sayı: 6 [Son Asır İslâm Hukukçuları Özel Sayısı], s. 575-584
  • Abdülfettâh Ebû Gudde (9 Şevval 1417/17 Şubat 1997), vefeyât: Muhammet Beyler, Hadis Tetkikleri Dergisi, 2003, cilt: I, sayı: 1, s. 217-221.
  • Abdülfettah Ebû Gudde (1917-1997), vefeyât: Ahmed Hamdi Yıldırım, İLAM Araştırma Dergisi, 1997, cilt: II, sayı: 1, s. 199-202.

 

El Bâbertiyye



[3]eş-Şeza’l-fevvah fî ahbari seyyidi eş-Şeyh Abdilfettah : (Ebû Gudde). / Mahmûd Saîd Memruh. -- [y.y.] : Dârü’l-İmam et-Tirmizi, 1998/1419. 245 s. ; 24 cm.

[5]Hadis tetkiklerı dergisi , cilt 1, sayı 1, yıl 2003, İSSN-1304-3617

[6]Ahmet Yıldırım, İLAM Araştırma Dergisi c. ll, sy. 1 (Ocak-Haziran 1997)

[7]Ahmet Yıldırım, İLAM Araştırma Dergisi c. ll, sy. 1 (Ocak-Haziran 1997)

[8]Ahmet Yıldırım, İLAM Araştırma Dergisi c. ll, sy. 1 (Ocak-Haziran 1997)

[10]XX. Asır Halep muhaddisleri ve Abdülfettâh Ebû Gudde'nin hadisçiliği [Twentieth century Hhdith scholars (muhaddiths) Of Aleppo and Abd Al-Fattâh Abû Gudda’s hadith thought] / Doktora tezi, Danışmanı Prof. Dr. Zekeriya Güler, Hazırlayan  Muhammed Beyler, Selçuk Üniverstesi

[11]XX. Asır Halep muhaddisleri ve Abdülfettâh Ebû Gudde'nin hadisçiliği [Twentieth century Hhdith scholars (muhaddiths) Of Aleppo and Abd Al-Fattâh Abû Gudda’s hadith thought] / Doktora tezi, Danışmanı Prof. Dr. Zekeriya Güler, Hazırlayan  Muhammed Beyler, Selçuk Üniverstesi

[13]XX. Asır Halep muhaddisleri ve Abdülfettâh Ebû Gudde'nin hadisçiliği [Twentieth century Hhdith scholars (muhaddiths) Of Aleppo and Abd Al-Fattâh Abû Gudda’s hadith thought] / Doktora tezi, Danışmanı Prof. Dr. Zekeriya Güler, Hazırlayan  Muhammed Beyler, Selçuk Üniverstesi

 

[14]http://www.davetci.com/d_biyografi/biyografi_aegudde.htm

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Nisa Suresi 34-35

Nisa Suresi 34-35 Tefsiri

DEVAMI

"Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye" ve "El-Umm"

Fıkıh babları mukayesesi: Mecelle-i Ahkam-ı adliyye El-Umm

DEVAMI

Videolar

  • Nuh Arslantaş: Mustafa Öztürk'le Din ve Hayat: Kur'an'da Yahudilik (Kanal 24 - 27.09.2014)
  • Kinder über den Islam - Ammar und Umeyr
  • Die Spaltung der Umma (Siffin-Tahkim)

Foto Galeri

<p>Yeni Ti-Entertainment.com hakkındaki görüşünüz?</p>