Ti-Entertainment

İslam Medeniyeti Ve Müesseseleri Tarihi İslam Tarihi ve Sanatları

İslam Medeniyeti Ve Müesseseleri Tarihi

 

Divan

  • Sasanİ idaresine ait bir mefhum
  • Devlet idaresindeki muhtelif idari,askeri ve mali hizmetlerin yerine getirilmesinde kullanılan defterlere, mecaz olarak ta bu defterler ve ilgili memurların bulundukları yer
  • Kelime frasça asıllı ‘Divane’ ya da ‘Şeytan’ dan gelmektedir
  • İlk kez Halife Ömer tarafından kullanılmıştır ( Feyy gelirlerin taksimi için)
  • Bazıları Hz. Peygamber’in vahiy katiplerine yazdırdığını, ilk kullanımın bu olduğunu söylerler
  • Ayrıca Medine’de Hz. Peygamber döneminde yapılan nufüs sayımının da bir çeşit divan olduğunu söylerleyenler var
  • Hz. Ömer mal dağıtımı için bir sıra tayin eder:

 1. Neseb- Peygambere en yakın olanlar  

        2. Müslüman  olmada öncelik

        3. Savaşlara katılmadaki öncelik

        4. Bedir dışındakilere katılma durumunda , belli dönemler bir tabaka teşkil etmiştir

       5. Savaşlardaki yararlılıklarına göre

        6. Düşman topraklarına yakın olanlar üstün addedilirler

Medine ‘deki merkezi defterler ile Irak, Suriye ve Mısır bölgelerindeki divan defterleri ayrımak gerekir

  • İslam fetihleri esnasında devam etmekte olan divanların (örn: Bizans’taki vergi toplama gibi ) ayni dilde devam eder
  •  ABdulmelik bin Mervan arapça olmasını emretmiştir
  • Genel olarak Divan mefhumu Hz. Ömer’den sonra ilerleme gösterir

 

Emeviler Dönemi

Divan’ul hatem , Divan’ul Berid, Divan’us-Sadakat ve Divan’ul Taraz eklenmiştir.

Endulus’te bir çok divanların ve ayrıca ‘nezaret’lerin tesis edilmesi

 

Abbasiler Dönemi

İranlıların bilgisinden faydalanıp, divanları genişletmişlerdir. Dağınık haldeki yazılar defter ve sicil haline getirilir.

  • Çok şahşahali bir hal almıştır
  • Vezir, kadı’l kudat, kadı ve halifenin yeri var, ama halife yukarıdan pencereli bir mahalden izler
  • Divanların eklenmesiyle sayıda büyük artışlar
  • Divanların tümü Bağdat’ta saklanırdı
  • Halife el-Mu’tadid döneminde vilayetlerdeki işlere bakmak için ayrı divanlar kurar
  • Divan-ı Dari’l Kebir merkezdeki divandır.
  • Üç ayrı Divan: Divan-ı Meşrik, Divan-ı mağrıb, Divanu’s- Sevad

Önemli Divan çeşitleri:

Divan’ ul Cünd

  • Askeri Daire
  • Daha Peygamber döneminde tohumu atılmıştır
  • Askeri işleri, maaşları ile ilgilenir
  • Divana yazılabilme şartları:

a) Askerlik vasıflarının olması

b) askere alınabilmesi için bir sebebin bulunması

 c) parayı (maaşı) takdir etmek için gerekli şartlar

 

  • Sonrasında gelişme gösterir  2’ye ayrılır:  

1) meclisu’t takrir (maaşlar ve genel harcamalarla ilgilenir 

 2) meclisu’l mukabele (sicil,personel işleri ile ilgilenir)

Divan’ul Haraç (Divan’ul İstifa)

  • Gelir tahsil eden ve harcama yapan bir daire
  • Haraç arazilerinin ölçümü, vergi mükellefiyeti ölçüsü
  • 2 ‘Meclis’ vardıryani 2 şube/bölümü vardır

 

Selçuklu Dönemi

  • 1036 da Nişsabur’da Tuğrul Bey’in başkanlığında toplanır
  • Horasan valilerini takliden haftda 2kez divan toplanır
  • Divan-ı Sultan = Devletin merkezinde bulunan büyük Divan + merkezde ikincil divanlar
  • Büyük Divan reisi = ‘Sahib-i Divan-ı Devlet ‘ veziri,  önceleri hükümdar da iştirak ederdi ona sonradan değişmiştir
  • Önemli kararlar verilir ve kararlarda üyenin imzası alınıyor

 

Divan-ı İstifa

  • Sorumlusu ‘Sahib-i Divan-ı İstifa’’ ya da ‘Müstevfi’ dir, günümüzdeki maliye bakanıdır

Ayrıca çeşitli temsilcileri vardır

  • Devletin tüm gelir ve giderlerine bakar, devlet maaşı ödemeleri de burdan yapılır

 

Tuğra ve İnşa Divanı

  • Sorumlusu: ‘Sahib-i Divan-ı Tuğra ve İnşa’/ ‘Tuğraİ’
  • 2 daire ye ayrılır:

1) Tuğra dairesi: Hükümdarın emirnamlerine işaret ve tuğra koyar

2) Münşi adli müdürün dairesi: devletin iç ve dış muaberatını takip eder bundan dolayı hükümdarla çok sık görüşür

İşraf Divanı ( Divan-ı İşraf-i Memalik)

  • Sorumlusu: ‘Sahib-i Divan-ı İşraf ‘
  • Genel teftiş sorumlusudur

 

Dıvan-ı Arız (Dıvan-ı Arız’ul Ceyş)

  • Başındaki ‘Arız’ / ‘Arız-ı Ceyş’ günümüzdeki Milli savunma bakanlığı
  • Odu ihtiyacı, asker maaşları, kısacası ordunun herşeyinden sorumlu

 

Bunların dışında Mezalim ve Berid Divanları da mevcuttur.

 

Osmanlılar döneminde Divan

  • Daha Osman gazi zamanında ortaya çıkmıştır.
  • Orhan Bey zamanında tam teşekkülü söz konusudur
  • Osmanlıda DİN ASIL, DEVLET İSE ONUN FERİDİR
  • Divan toplanır işler görüşülür sonunda karar hükümdara aittir
  •  Osmanlılarda divan : ‘ bizzat Padisah’ın bulunmadığı takdirde, vezirin başkanlığı altında, veya hükümdarın bulunduğu yerde kurulan bakanlar kurulu
  • Kadın-erkek herkese açık, her türlü sınıfa açık
  • Divanda bitmeyen veya Padisah’a arza muhtaç olmayan işler ikindi divanında halledilirdi

 

Divan Çeşitleri

  1. Divan-ı Hümayun : başlangıçta hükümdarın sonraları veziri azamın başlanlığında toplanır

- Osmanlı’da Divan = Divan-ı Hümayun

- İstanbul’un fethinden sonra, Topkapı sarayında Kubbealtı’nda yapılırdı

- Padişah nerdeyse Divan orada akdedilirdi

- Fatih Kanunnamesinden sonra :  Padişah katılmaz, kafesten dinler

- ayrıca Kanunname de arza girenler belirlenmekte: Vezir, defterdar, kazasker, haftada 4 gün

- Vezir-i azam: Askeri, örfi işler sorumlusu

- kazasker: Şeri ve hukuki meseleler sorumlusu

- defterdar: mali işler sorumlusu

- Nişancı: divan kaleminin en büyük şefi, arazi işleri, has, zeamet, tımar tevcihleri buna ait

  görevler ve esas deftere kayıd ve tashih… ile sorumlu. Ayrıca tuğra ile yazılanlar Nişancının kalemi ile olurdu

- Divan-ı Hümayun Osmanlı devletinin en yüksek organıdır

-> devlet idaresi bir kişide değil, bir kurulu teşkil eden üyelerin fikirlerinden yararlanılarak yapılır

-Divanda tımar tevcihleri ve kadrolara atanılacak memurlar konuşulurdu

-Divanda alınan kararlara hüküm denmektedir

- Son söz sultanındır

 

  • 18.yy’a kadar fonksyonunu yitirmiştir, ama teşrifat aracı olarak devletin sonuna kadar devam etmiştir
  • 1826’da: Yeniçeri lağvındna sonra Sultan II. Mahmud’un yaptığı yeni düzenlemeler ve kabine sisteminin kabulü Divanın sonu olmuştur -> Meclis-i Vükela/ Meclis-i Has isimlendirilmesi
  • 18.yy’dan itibaren divanda tercümanlıkları fenerli rumlar yapmışlardır

 

Divan-ı Asefi

  • Sadrazam başkanlığında toplanır
  • 18. Asırdan itibaren önem kazanmıştır
  • Arza ihtiyaç duyulmayan neticeye bağlanamayan konuların karara bağlandığı Divan
  • Salı Perşembe günleri hariç, ikindi vaktinde, sadrazam’ın konağında akdedilirdi -> İkindi Divanı
  • Tercümanlar burda da mevcut

 

Ayak Divanı

  • Önemli, acil, fevkalade olaylarda ya da padişahın huzuru ile kurulan divana denir
  • Padişah oturur, diğerleri ayakta dururlar
  • Yolsuzluk, isyan, şüpheli durumlarda Padişahın akdettiği divan
  • Genelikle Babüssade kapısının önünde akdedilir
  • Sadrazamlar ordugahta ayak divanı yaparlardı

 

Cuma Divanı

  • Kadıaskerleri , örfleri ile veziriazamın sarayına ‘paşakapısına’ giderlerdi

 

Çarşamba Divanı

  • İstanbul, ve bilad-ı selase( Galata, Eyyüp, ve Üsküdar)  sadrazamın ziyaretine gelir

Davaları dinler, anlaşmazlıkları çözerlerdi, sonrasında yemek yenilirdi, sadrazam kol dolaşmak isterse bunu erkanıyla birlikte yapardı

 

 

Adalet Teşkilatı

 

  • İnsanlık tarihinin başından beri ADALET mevcuttur, Habil ile Kabil olayı ilk adlî meseledir aslında
  • Her insanın içinde adalet duygusu vardır, herkes içinde birbirleriyle daima çarpışan melekî (iyi) ve nefsanî (kötü) yön taşımaktadır
  • 'ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR' (mülk=devlet)
  • İslam’da Halife’den sonra en şerefli makam Kadılık’tır
  • KUSAY= Kureyş sistemini kurandır
  • Hilfu’l fudûl= adaleti sağlamak üzere İslam’ın süduru öncesi kurulan ve Peygamber Efendimizin de içinde bulunduğu kuruluştur;
  • Resulullah’ın döneminde (asr-ı saadette) adaleti o kendisi temin ederdi
  • Zaten o dönemde o kadar da sorun zuhur etmemiştir, çünkü örfler birbirine yakın ve İslam toprakları daha sonra olduğu gibi o kadar genişlememişdi

Hz. Peygamber dönemde adaletin sağlanma şekli:

  1. Hz.Peygamber kendisine gelen davacıyı ve davalıyı iyi dinlerdi, yani iki tarafı da iyi dinlerdi
  2. Delil davacıya, yemin davalıya gerekli

 

Peygamber Efendimizin yetiştirdiği kadılar:

  1. Hz. Ömer
  2. Hz. Ali
  3. Muaz b. Cebel

 

Hüküm vermede belirli sıraya uymuştur: Kur’an, Sünnet, içtihad (islam’ın yargılama usulü)

 

  • Peygamber Efendimizin vefatından sonra Hz. Ebu Bekir onun vekili olmuştur, Hz. Ebu Bekir’in müşaviri ise Hz. Ömer olmuştur
  • Burada Hz Ömer’in döneminde gelindiğinde İslam topraklarında ve uygulamalarda büyük değişiklikler söz konusudur: 20.000.000 Km2’lık alana genişlemiş İslam toprakları, artık sadece arap toplumu ve kültürü değil, envai çeşit kültür, görüş ve gelenek İslam topraklarıyla buluşmuş, ADALET sistemi de buna gör şekillenmiştir
  • Artık kadılık müessesesine hacet olur ve Hz. Ömer devrinde İslam tarihinde ilk defa KADILIK kurulur

 

İlk kadılar (bunların maaşlarını da Hz.Ömer verırdı)

  1. Ebu Derda (Medine’de)
  2. Şureyh b. Haris (Kufe)
  3. Ebu Musa el Eşari (Basra)
  4. Osman b. Kays (Mısır)

 

  • Emeviler Kadılar’a çok değer verirdi, ancak
  • Kadılar aynı zamanda ŞURTA vazifesini uyguluyorlardı, ancak kararlar yazıya geçirilmezdi, bu daha sonra kargaşalar ve itirazlar zuhur ettiği için değişmiş ve daha sonraları ŞERİYE SİCİLLERİ ilk defa Emeviler döneminde tutulmuştur
  • SÜLEYMAN b. ITR (Mısır’da) ilk defa Kadı'nın hükmünü yazan kişidir
  • Böylece Adalet sistemi genişler, bundan dolayı daha sonraları da hapishanelere ihtiyaç doğar
  • Resulullah döneminde mescidde hapsedilirdi (bağlanırdı) yani hapishane mesciddi; İlk yargılama mekanı da Mescid-i Nebevi idi
  • daha sonra Hz.Ali ilk defa hapishaneyi kuran kişi olmuştur
  • Yargılamalar mescitlerden Kadıların evlerine daha sonra adliye sarayları kurulup oralara taşınmıştır

 

Kadıların KADI olmak için belirli vasıflar taşımaları gerekir:

 

  1. Erkek
  2. Akıllı ve zekalı
  3. Hür
  4. Müslüman
  5. Adaletli
  6. Vücut sağlığı yerinde ( sağlam 5 duyu organına sahip olmalı)
  7. Hukuk sahibi

 

Emeviler döneminde Kadıların özellikler:

  • Kendi içtihatlarıyla karar/hüküm verirlerdi
  • Kadılar siyasetten uzak siyasî bağımlılığı yoktu

 

Abbasiler döneminde Kadılar:

 

  • Kadılar yüceleşir, adliye sarayları yapılır; Kadılık en şerefli makamlardan birisi olarak bilinirdi
  • Kendi içtihad ve bağımsız yönleriyle değil, mezheplere göre hüküm verilir; mesela: Şam ve Mağribte Maliki mezhebine göre, Mısır’da Şafii mezhebine göre hüküm verilirdi
  • Abbasiler Kadılar'ın rüşvet almamaları  ve başkalarına muhtaç kalmamaları için maaş vermeye başlamıştır (30.000 dinara kadar verilmiştir)
  • Halifeler ve valiler kendi siyasî hegemonyası altına alırlar  kadıları; kendi düşüncelerine yönelik kararlar vermeye teşvik ederler
  • İlk Kadı’l Kudat müessesesini Abbasilerin döneminde Harun Reşid kurmuştur; makamada EBU YUSUF’u getirir
  • Kadıları artık Ebu Yusuf tayin eder ve ulemanın kıyafetini dahi belirler
  • Resulullah zamanından beri ve gitiikçe de daha yüksek miktarda maaş tahsis edilirdi kadılara; Peygamber efendimiz Muaz b. Cebel ve Hz. Ali’ye maaş vermiştir

 

Hz. Ebu Bekir halife olduktan sonra pazara çalışmaya ve para kazanmaya gider. Hz. Ömer onu bu halde görünce onun önünü keser ve “sen artık Halife (kadı)’sın, bütün ümmet senin ailen, dolayısıyla biz sana birşey takdir edelim, sen Pazar’da çalışma” der. Beytü’l mâl’dan ona hisse verilir. Bu yetmeyince Hz. Ömer’in teklifiyle arttırılır (günlük yarım koyun)

 

Kadıların yanında ona yardım edenler:

  1. Kâtib= Hükümleri yazıya geçiren
  2. Hâzim: dosyaları tertibleyen (dizayn eden ve koruyan)
  3. Şurtî= mahkemede inzibatı sağlar
  4. Hâcib= kim önce mahkeme salonuna girecek vs onları ayarlar (Mübaşir)
  5. Tercüman
  6. Müftü= Hüküm vermesinde yardımcı olur
  7. Kâsım= dağıtıcı, miras hukukunda yardımcı olan
  8. Müzekkî= şahitlerin durumunu inceler (yalan söylüyor mu diye)

 

Müftü= hükümleri kişisel olabilir, kesin değil, uygulanamayabilinir

Kadı= tüm toplumu ilgilendirir

 

Osmanlıda KADI:

  • Osmanlı kadı atamalarında çok hassas davranmıştır
  • Osmanlı’da ilk kadılık müessesesi Osman Bey zamanında inşaa edilmiştir; İlk KADI ve Hutbe okuyan: DURSUN FAKİH (Osman beyin bacanağı)
  • O zamandaki Kadı şimdiki 4-5 Bakanın yaptığı işi yapardı

(Şehr-i Emanet= Belediye Başkanı)

 

Kadının görevleri:

 

  • Askerî görev
  • Vakıfların denetimi
  • İlmî teşkilatta önemli görevler
  • Beledî sistemde görevleri
  • Şurta görevi

Kadı her yere elini uzatır, hemen hemen her türlü sosyal ortamda bulunur ve söz sahibiydi

 

Kadı Atanma:

  • Medresede en iyi diploma ve başarı notuyla mezun olanlar Kadı adayı olarak görülürdü

 

 

KADILIK- KAZASKERLİK- ŞEYHU’L İSLAMLIK

 

1) KAZA KADILIĞI: En alt düzey:

  • En az 20 akçe yevmiye
    1. Anadolu:            10           kaza kadılığı sınıfı
    2. Rumeli :              9             kaza kadılığı sınıfı
    3. Mısır:                   6             kaza kadılığı sınıfı
  • Kaza Kadısı kendine aynı vasıfta NAİB belirler
  • En fazla 150 akçe yevmiye verilir= EŞREFU’L KUDAT
  • Bunlar en fazla 20 ay görev yapar! Sonra artık MAZUR sayılır ve İstanbula, terfiye edilmek için gelirler (terfiye edilene kadar hizmet içi eğitim alırlar)

 

Neden 20 ay?

  1. Arkadan gelen kadılara ve terfiyelere yol açmak için
  2. Bir kişi 20 ay sonra ünsiyet salar, artık dedikoduya mahal kalır, bozulma tehlikesi olabilir
  3. Devamlı gündem değiştiği ve terakkinin söz konusu olduğu için, bilgi yenilemeye gerek var, o yüzden İstanbula gelirler

 

2)   Sancak Kadılığı: (Mevleviyet Kadılığı)

- yevmiyesi: a) 300akçelik  olanlar ve b) 500 akçelik olanlar

- görev süreleri 18 aydır

 

  1. Devriye Mevleviyeti (Bosna, Belgrad, Bağdat, Maraş)
  2. Mahreş Mevleviyeti (İzmir, Halep, Kudüs)
  3. Bilad-i Hamse Mevleviyeti ( Edirne, Bursa, Şam, Mısır, Filibe)
  4. Harameyn Mevleviyeti (Mekke, Medine)
  5. İstanbul Mevleviyeti

Üsküdar, Galata, Eyyüb kadıları surların dışındakilerine bakar

 

3)Anadolu Kazaskeri

4) Rumeli kazaskeri

5) Şeyhu’l İslam

 

Osmanlıda Kadı’nın yapamayacakları şeyler:

  1. Ticaret yapamaz
  2. Hediye alamaz
  3. (Halktan) Borç alamaz
  4. Umumî zayefetlere katılamaz

 

 

Kadının mahkemesinde bulunanlar:

 

  1. Şuhûdu’l Hâl: şimdiki jüri ya da  bilirkişi; mahkemeyi takib edenler,o  bölgenin  örfü iyi bilenler, AYANLAR hikmet ve erdemli kişiler (emanetli kişiler). Bu kişiler Kadı’nın haksızlık yaptığına kanaat getirirse düzeltilir
  2. Müftî:  Fetva verir, hüküm değil, kadı müftünün vermiş olduğu fetva’yı gözönünde bulundurur

= ve en son Divan-ı Hümayunun huzuruna çıkarılır

 

KAZASKER:

 

  • Bütün sivil mahkemelere de Kazasker bakar
  • İlmiyyenin ve bütün adliyenin başıdır
  • Divan-ı Hümayun’un bir azasıdır
  • İsim olarak Abbasilerde kazaskerler ordugah’larda
  • Osmanlı bu makamı en yüce hale getiriyor
  • 1. Osman’ın devrinde Bursa kadısı: KARA HALİL HAYREDDİN PAŞA
  • Fatih surları 1481’de ölmeden 1 gün önce  ikiye ayırır: RUMELİ ve ANADOLU

İlk atadıkları:

-Anadolu: Hacı Hasan Zade Mehmet

- Rumeli: el Kastellani

- daha sonra Arap-Acem kadılığı kurulur (Bitlisli İdris)

 

  • Matlak= müderrisliği nerede yapmak istediğini buraya yazdırıyor
  • Ruznâme= müderris olacak kişileri isimlerini buraya yazarlar
  • 20, 30, 40 lik mesdreseleri var= her yere bunları atama yapar

 

Anadolu Kazaskeri: 563 yevmiye akçe

Rumeli Kazaskeri: 572 yevmiye akçe

 

MEZALİM:

 

  • Bu mahkemelerde adalet ve güç birleşiyor
  • Toplum’dan gelen her türlü şikayetlere bakar
  • Devletin yüksek memurlarından oluşur
  • En önemli ve en üst seviyede adlî kuruluş
  • Mazlumlara yardım eden / zulüm görenlerin mahkemesi
  • Günümüzde tam bir karşılaması yok- fakat danıştay/Yargıtay’a benzetilebilir
  • Mezalim mahkemelerinde hükümdarlar bile yargılanabiliyor
  • Abdulmelik b. Mervan bu sistemi kuruyor ve haftanın belirli günlerinde Dımeşk’te toplanıyor
  • Ömer b. Abdulaziz bunu takip eden en önemli Halife
  • Endelüste: “Sahibu Ahkâm-ı Mezalim
  • Eyyübilerde: “ Daru’l Adl
  • Halka karşı sert davranan ve devleti iyi yönetemeyen hükümdarlarla ilgili konularla ilgilenir
  • Kadının verdiği emrin uygulanıp uygulanmadığına bakar

 

Mezalim mahkemelerin başında oturabilenler:

  • Sultan, o katılamıyorsa onun yerine Vezir’i katılır
  • Vali
  • Sâhibu’l mezalim
  • Kadı (en önemli üyesi)
  • Diğerleri Fukahaa ve müftüler
  • Şuhudu’l hal: mahkemeyi takip edenler

 

 

 

Hisbe teşkilatı: (toplumdaki güven ortamını sağlamak için var)

  • حسب= ecir, sevab anlamında
  • Emri’l bi’l maruf ve’n nehy ani’l mümker ilk görevleri
  • Allah rızasını gözetmek çok önemli
  • Şer’î  hükümlerin yerine gelmesini sağlar: mesela cuma ve bayram namazlarına gidilmesini takip eder
  • Pazarlarda terazileri kontrol eder
  • Okulları denetler

Muktesibin cezalandırması:

  • Olayın bizzat olduğunu görecek (tecessüs yasak)
  • Olayı bildirecek: “ sen bu olayın günah olduğunu biliyor musun?”
  • Olay hakkında öğüt verecek
  • Sert konuşacak
  • Sopayla tehdit olmadı dayak atacak
  • En son olarak kaşı tarafda silah kullanırsa, silah kullanır

Muhakka olarak müslüman, akıllı, baliğ, ilim sahibi, takvalı, güçlü, adaletli ve ahlaklı olacak MUKTESİB

 

 

Şeyhu’l İslamlık

 

  • M 10 asır (hicrî 4. Asır)
  • Osmanlıda ulaştığı makam ve güce hiçbir devlette ulaşmamış
  • Osmanlı’da ilk defa  Fatih Sultan Mehmed’,n Fatih kanunnamesinde zikredilir Şeyhu’l İslamlık
  • Daha önce 2. Murad döneminde ilk  Şeyhu’l İslam MOLLA FENARİ 1424/25
  • Başmüfti= SADREYN EFENDİ’lerin de aşağısındaydı (Sadreyn= Rumeli ve Anadolu kazaskeri)
  • İbn Kemal ile Ebu Suud bu makama geldikten sonra Sadreyn’in üstüne geçmiştir, ve bir müddet sonra Sadrazamın’da üstüne geçmiştir
  • Müftü’s Sakaleyn= Ömer Nesefi ve İbn Kemal

 

2. Murad Dönemi:

  • Bayezid ile Timur arasındaki savaşdan sonra kargaşa ve fetret dönemini bitiren ve Osmanlıyı tekrar toparlayan kişidir 2. Murad
  • Bu dönemde birçok sapık görüşlere sahip olan gruplar var, ancak o zamanlar bunları aydınlatacak bir kurum yok
  • Dolayısıyla dini işlerle ilgilenen Başmüfti’ye ihiyaç doğuyor
  • Batinî ve Rafizilere karşı sünnî bir ses ve irade lazım

= Bunlar yüzünden 2. Murad 1424/25’de Molla fenari’yi ilk Şeyhu’l İslam (Başmüfti) olarak ihdas etmiştir (Bu makam bugünkü Adalet, Milli Eğitim ve Diyanet İşleri Bakanlığının işlerini görür)

  • Fatih Kanunnamesinde yazılı olarak kayıtlıdır
  • Yavus Sultan Selim döneminde ZEMBİLLİ ALİ CEMAL EFENDİ: konağin penceresinden, soruları cevaplayabilmek için zembil asarmış..
  • İBN KEMAL ve Ebu SUUD ile zirve yapıyor bu makam
  • Molla Fenari Yıldırım Beyazıd’ın şahitliğini cemaatle namaza kaatılmadığı için kabul etmiyor
  • Sadece iki makama atama yapmak sadece Sultana munhasır (diğerlerini Sadrazam’da atayabilir): Sadrazamlık ve Şeyhu’l İslamlık

 

  • İlk Şeyhu’l İslam 1424’de Molla Fenari, sonuncusu yani 129.Şeyhu'l İslam Medeni Mehmet Efendi 1922
  • Kanuni Sultan Süleyman döneminde  Çivi Zade Muhyiddin Şeyh Mehmet Efendiği azleder (ilk), çünkü İbn Arabi ve Mevlana hakkında ileri geri konuşur (la yenazil kaidesi)
  • Bostanzade Mehmet Efendi bir defa azledildiği halde 10 yıl sonra tekrar makama getirilir (16yy)

 

3 Şeyhu’l İslam’ın idam edilmiştir:

  1. Şehid Hüseyin
  2. Şehid Mesud Efendi
  3. Erzurumlu Seyyid Feyzullah Efendi

Şeyhu’l İslam’ın yetkileri:

  • İlk başta sırf fetva sorularıyla ilgilenirdi ve icraa makamına sahip değildi, ancak daha sonra adalet ve ümmetin menfaatını gözetmek ve umuma yönelik geçerlilik kazanması için daha fazla yetki verilir Şeyhu’l İslam’a
  • harici ve dahili medreselerin (40 lık) müderrislerini atar
  • bütün askerî Kadı ve Kazaskerlerini atar
  • Vilayet, sancak ve kaza müftülerini atar
  • Konyada mevlevî tarikati post’un atamasını da yapar

 

 

  • 28 Yıl 11 ay görev süresiyle Ebu Suud Efendi bu makamda en fazla görev yapan Şeyhu’l İslam’dır
  • Molla Fahreddin el Acemî 24 sene (Fatih ve Beyazıd)
  • En kısa Şeyhu’l İslam: Melikzade Mustafa Efendi 13 saat

 

MAAŞLARI:

 

  • İlk defa resmî maaş alan Fahreddin el Acemi, 2. Murad döneminde günlük 30 akçe alırdı
  • Fatih daha sonra bunu yükseltiyor: Moolla Gürani’nin yevmiyesi 150 akçe’ye çıkıyor
  • İbn Kemal: 250 akçe
  • Ebu Suud: 300 akçe + 200 akçe Süleymaniye’de ders verdiği için + 100 akçe tefsiri için= toplam 600 akçe
  • Bostanzade: 700 akçe

 

 

Osmanlıda VAKIF

 

  • Vakıf= “bir mülkün menfaatini hiçbir karşılık beklemeden insanların hizmetine sunmak “
  • İstanbul’un 3/2 si VAKIFTIR
  • „Şahsın sahip olduğu malvarlığının bir kısmının aynını allaha temlik eder, menfaatini de bir cihete tahsis eder“
  • Şahsi malvarlığından çıkan malvarlığın asıl sahibi Allahtır zaten; Menfaat: faydalanma, istifade etme (fiilleri)
    • Vakıf malı Allah’ın malı haline gelmiştir
    • Vakıftan menfaat bekleme yok, sadece sevab ve Allah rızası gözetilir

 

Kimler vakfeder? VÂKIF

 

  1. Akıl, bâliğ ve reşit olan
  2. deyn ile mahcur olmayan
  3. isteyerek vakfeden (zorla değil)
  4. Sırf Allah rızasını gözeten, hayır hasenaat için yapan

 

 

VAKFEDİLEN MAL:

 

  1. Vakfın mülkünde olacak
  2. Vakfedilen mal deyn olmayacak
  3. Vakfedilen malın âkarı olacak (gelir getirecek)
  4. Vakfedilen mülk yıkılmaya veya kesilmeye müsait olmayacak
  5. Muhayyerlik olmayacak
  6. Vakfedilen mülkiyetini umumun faydasına sunulduğunu berlirtmesi lazım

 

Vakıf nasıl kurulur?

 

  • Hakime başvurulur, hakimde hem vâkıf’i hem de vakfedilen malı inceler, eğer tamamsa heyet kararı ile onaylanır ve TESCİL yoluyla gerçekleşir (26.300 vakıf tespit edilmiş)

 

 

Vakıf türleri:

  1. Tescil yoluyla
  2. Vasiyet yoluyla (3/1 lik hisseyi geçmeyecek)
  3. Fiil ve hareketle vakıf= mesela camii yaptırdı, ezan okundu ve millet namaz kıldıysa artık orası, o sonradan ben vazgeçtim desede, vakıf olur

 

VAKFİYE(vakıf  senedi, nizamname)= vakıf nedir, şartları, unsurları vs. Her türlü bilgileri barındırır (taş, deri ve kağıt üzerinedir)

= İlk türkçe taşa kazınmış vakfiye GERMİYENOĞLU 2. YAKUP!!!

 

 

  • Vakfiye’nin içeriği/ içindekiler
    1. DİCABE :Bir vakfiye besmele, hamdele ve salvele ile başlar sonra tasadduklar ilgili ayet ve hadisler yer alır veya harikulade şiirler yazılır!
    2. Vakfın Hizmet şartları
    3. Kadının hükmü (mühürle sicillenir)
    4. Dua veya Beddua kısmı

 

 

  • Osmanlıda Yahudi ve Hıristiyanların’da vakfettiklerine dair belgeler vardır= İslam’da herkes vakfedebilir!

 

= İlk vakfiye: Hz. Ömer SEMG vaadisi

  • Vakfın ilk kurucusu Hz Peygamber’dir (bazıları Hz. Adem’dir diyor)

 

  • Hz. Peygamber yolcular için FEDEK HURMALIĞINI vakfetmiştir
  • Hz. Osman RUME KUYUSUnu 40.000 dirheme almış ve bütün müslümanlara vakfetmiştir
  • Emevilerde zirve: Velid b. Abdulmelik: “Emevi Camisinin kıyamete kadar kalması için yakın çevredeki gelir getiren âkarları (arazileri) satın alır ve vakfeder= böylece Camiinin geliri sağlanıyor
  • Abbasilerde VAKIFLAR NEZARETİ kuruluyor= o kadar çok vakıf olduğu için
  • Selçuklularda artık külliyeler oluşuyor= eğitim alanı gelişiyor
  • Osmanlı’da: İlk defa Orhan Gazi MEKECE KASABASINDA ANKAH’ı vakfediyor
  • Yıldırım Bayezid Niğbolu zaferinden sonra Bursa’da külliye yaptırıyor ve bu külliyenin gelirini sağlayacak birçok arazi (akar) satın alıp vakfediyor
  • Fatih Sultan Mehmed kendi malının çoğunu vakfetmiştir (AYASOYFA VAKFİYESİ)

 

Vakıflar:

 

  • Vakıfların yönetimi için atanana  NAZİR denir
  • Vakfın başına ilk Nazir tayin eden Hz. Peygamberimiz (S.A.V)’dir. İlk Nazir Hz. Ebu Bekir’dir; Fedek arazisi
  • Heyet-i Mütevelli vardır yönetim olarak
  • Nazirleri ilk başta halifeler teftiş ederdi, daha sonra Abbasilerde Kadı’l Kudatlar, Osmanlılar’da da Şeyhu’l İslamlar teftiş ederdi
  • Osmanlıda ilk EVKÂF NAZİRİ SİNAN PAŞA’yı Osman Bey atıyor
  • 1826 Tanzimat Fermanı bir bütün olarak NEZARET haline getiriliyor, bundan önce 5 başa bağliydı:
  1. Şeyhu’l İslam Nezareti
  2. Harameyn Nezareti
  3. Vezir Nezareti
  4. İstanbul kadıları
  5. Tophane

 

Osmanlılarda vakıflar genel ve özel olmak üzere ikiye ayrılır

 

Osmanlıda çeşitli vakıflar vardı (ihtiyaçlara göre)

  • Borç verme vakfı
  • Genç kızları everme ve çeyiz yapma vakfı
  • Çocuklara oyuncak vakfı
  • Mürekkep vakfı
  • Leylekciler vakfı
  • Küllük vakfı (her caddeye gidilirdi ve yoldaki pislikler küllerle temizlenirdi)
  • Camiler tamamıyla vakıftır.
  • Tekkeler
  • Medreseler
  • İmaret
  • Kervansaray
  • Hastahane

 

 

Tekkeler:

  • M. 12 yy’da (h.6yy) ilk tekke REML’de Hâce Abdullah tarafından kurulur
  • Kimsenin değer vermediği arazileri gündüzleri eker biçerler ve akşamları da zikir ederlerdi= Müritler imar edilmeyen arazileri imar ederlerdi
  • Mûsikişinazların merkezi
  • İnsanları bunalımlardan korurular, huzur bulmalarına vesile olurlardı- ruhları temizlerler (Osmanlıda intihar vakaları bundan dolayı azdır)

 

Medreseler:

 

  • Ashab-ı Suffe ilk medresedir aslında
  • Gerçek manada ilk defa mederese olarak kabul edebileceğimiz kurum (medrese) ALPASLAN’ın veziri NİZAMÜ’L MÜLK tarafından kurulan NİZAMİYE MEDRESELERİ’dir

 

Osmanlıda Medreseye 4 yaşında başlanılıyor...

 

  1. Amin (Alayı)= 4 yaşında; mahalle mektebinde ilk olarak Kuran ve arapça öğretiliyor (emsile bina vs)
  2. HAŞİYE TECRİD medresesi: 20 lik medrese (25 akçelik medrese)
  3. Miftah medresesesi: 30/35 akçe
  4. 40’lı medreseler
  5. 50’lik medreseler: a) harici= beylikler tarafından kurulmuş, hanedan dışı; b) dahili= hanedan tarafından
  6. SAHN-I SAMAN medreseleri (Fatih medreseleri): bunlar 8 tanedir: topalm 19 oda vardır= 15 oda öğrencilere,  1 oda müderris, 1 Oda Muid ve 2 oda da temizlik ve yemek işleriyle uğraşanlar için tahsis edilmiştir
  7. 60’lık medreseleri (Süleymaniye medresesi)
  8. Daru’l Hadis medresesi: en yükses medrese ; müderris 100 akçe alır

 

 

Kervansaray:

  • asırlar boyunca hizmet etmiş, en önemli müesseselerden biri
  • uzaktan kale gibi görünür; RİBAT’ların bir devamıdır Kervansaraylar
  • Farsça “kârban” kelimesinden gelir= at, katır ve develerle memleketten diğerine ticaret eşyası taşıyan kafileler
  • Kısacası: Seyehat edenlerinin geceleyeceği, hayvanları yemleyebileceği, yaklaşık 40 Km aralıklarla bulunan menzillere KERVANSARAY denir

 İslamî yardımlaşma anlayışı neticesinde ortaya çıkmıştır ve 2 gaye için inşa edilmiştir:

  1. Zengin ticari nakliyatların hudud boylarınca eşkiya, düşman ve baskınlarda emniyette olabilmeleri için- bu yüzden etrafa kalın surlar çevrilmiştir, surlar üzerine kule ve burçlar inşa edilmiştir
  2. Yolcuların her türlü ihtiyaçlarını giderebilmek: yatakhane, aşhane, erzak ambarı, depolari ahırlar, tamirhaneler, hamamlar, şadırvanlar, hastahaneler, eczahaneler, nalbantcılar... ayrıca bütün bunları yönetmek için divan (büro) ve memurlar vardır, hepsi VAKFA bağlı olarak

= Bütün yolculara bu hizmetler, ister zengin olsun ister fakir, bedava sunulmaktaydı!!!

 

  • Kervansaraylarda hizmet edenler güler yüzlü ve tatlı sözlü olmaları gerekiyordu
  • Selçuklular ribatların inşasını Türkistan’dan getirmiştir, o yüzden Anadolu’da ilk kervansaraylara Sultan 2. Kılıç Arslan (1115-1192) zamanında rastlanmakta
  • Bundan sonra özellikle Konya-Kayseri yolu üzerinde çok kervansaray bulunurdu
  • Böylece kervansaraylar heryere dağıldı (Türkiye sınırları içinde Selçuklularda 112, Osmanlılarda 221 kervansaray bulunmaktaydı)
  •  Batıda 18yy’da para karşılığında yapılan oteller karşısında bizim topraklar ve medeniyetimizde din-ırk farkı gözetmeksizin para almadan yolculara en iyi hizmet verilmekteydi!
  • Kervansarayların küçüklerine HAN denir= bir büyük avlunun etrafında iki katlı bina (kahvehane, nalbant ve araba tamirhane, ahır, şadırvan ve odalar var)
  • Anadolu’yu âbideler ülkesi haline getiren bu kervansaraylar son asırlarda küçülmeye başladı sanat değerini kaybetti

 

Hastahane:

  • Dâru’ş-şifa, daru’s-sıhha, dary’l-âfiye, bimaristan, bimarhâne, mâristan, daru’t-tıb, sifaiyye gibi isimlerle anılır
  • İlk hastahane hicri 88 yılında Şam’da Emevî halifesi VELİD b. ABDÜLMELİK tarafından tesis edilmiştir
  • Hastahanelerin en parlak dönemi Abbasiler döneminde, Harun Reşid yapılan her camii’nin yanına bir de hastahane inşa ettirmiştir
  • İslam insanların hastalıklarıyla ilgilenmeyi ve şifa yollarını aramayı emretmiştir
  • İbn Ebi Usaybia (13yy) “Uyûnu’l-Enbiya fî Tabakati’l-Etibaa” adlı eserinde Müslüman hükümdarların pek çok gayri müslim tabibleri de istihdam ettiklerini anlatır
  • Daru’t-Tıb denilen tıb medreseleri vardır
  • İslam dünyasında hastahaneler sadece bedenî hastalıklarla değil, ruhî ve psikolojil hastalıklarlada ilgileniyordu

 

 

 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Hat Sanatında Ekoller - Muhammed Efdaluddin Kılıç

Hat Sanatında Ekoller - Muhammed Efdaluddin Kılıç

DEVAMI

Cami musikisi - Mehmet Nuri Uygun

Cami musikisi - Mehmet Nuri Uygun

DEVAMI

Deutsch

Foto Galeri

<p>Yeni Ti-Entertainment.com hakkındaki görüşünüz?</p>