Ti-Entertainment

Kur'an'a Çağdaş Yaklaşımlar 2 Tefsir

Kur'an'a Çağdaş Yaklaşımlar 2

KUR’AN-I KERİM’İN EVRENSELLİĞİ -   Prof.Dr. Ömer Çelik -(makale Özeti)

 

مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا

„Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir“

  • Başka bir Peygamber ve ilahî mesajın gelmeyeceğine göre Kur’an-ı Kerim’in içerdiği anlam ve mesajların evrensel olması zaruri bir durumdur

Tevrat ve İncilin Mahiyeti:

  • Daha önce gelen peygamberlere zamanlarının ihityaçlarına göre Kitaplar verilmişti (Hz.Musa’ya tevrat, Hz. İsa’ya İncil)
  • Kur’an ise son mesaj olduğu için kıyamete kadar geçerlidir
  • Bütün perygamberlere vahyedilen dinin ismi islam’dır! Hepsinin özü birdir; inanç esasları birdir= ilahîdirler
  • Bizim inanç esaslarımızdan birisi de Kitaplara ve peygamberlere iman etmektir

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللّهِ وَمَلآئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُواْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

„Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” Bakara 285)

  • Toplumların değişimiyle dinî hükümlerde ilkel insan topluma nazar değişmiştir:
    • eskiden aynı batından kardeş evlenebiliyordu
    • mescidlerde sadece ibadet edilebiliniyordu- oysa şimdi (Kur’anla birlikte) yeryüzü temiz kılınmıştır
    • Eskiden ganimetten yararlanma haramdı, peygamberimizle birlikte helal kılındı
  • Peygamberimizle ilahî mesaj ile  son düzenleme gerçekleşti, artık hayat buna göre düzenlenecek, Kur’an bir hayat rehberi, bir kılavuzdur!!!

 

  • الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِينًا فَمَنِ اضْطُرَّ فِي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِّإِثْمٍ فَإِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

„Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir“. (Maide 3)

  • إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ

„Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.“

  • وَمَن يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلاَمِ دِينًا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ

„Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır“

=Tek çare, tek kurtuluş yolu İSLAM’dır. BU AYETLER KUR’AN’IN EVRENSELLİĞİNİ DELİLİDİR

 

Kur’an-ı Kerimin Evrenselliğinin Şartları:

 

Kur’an hem aslı hem de mevcut hali itibariyle İLAHÎ KAYNAKLI bir metindir

  • حم تَنزِيلٌ مِّنَ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ كِتَابٌ فُصِّلَتْ آيَاتُهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ بَشِيرًا وَنَذِيرًا فَأَعْرَضَ أَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

„Hamim. Bu Kur’an, Rahmân ve Rahîm olan Allah’tan indirilmedirظBu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur’an olarak âyetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır. Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler

 

Kur’an Allah tarafından KORUMA ALTINA alınmıştir:

  1. tevrat ve incil tahrif edilmiştir!
  2. Kur’an’da bu kitapların tahrif edildiklerine dair deliller var
  3. Mesela tahrif edilmiş kitaplarda:
    • Hz. Lût’un kızları babalarını sarhoş edip onunla bir mağarada zina ettiklerini söyler
    • Hz. Yakub’un babasının duasını almak için hile yapmıştır
    • Hz. Davud’un Uryan’ın karısına aşık olması ve ondan kurtulup karısını almak için onu savaşa yollaması
    • Genel olarak 4 İncilde’de farklı farklı yorumlar ve rivayetler (hz meryemin kocası Yusuf... Luka’da helinin, Matta’da Yakubun oğullarından olduğunu söyler

= Kur’an-ı kerim ise Bakara suresinde:

 المذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ

“ElifLamMim.Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” Bakara 1-3

  • H       إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ icr 9

 

  • Kur’an inmeden önce Allah-u teala, cinler göklere yükselir ve meleklerin konuşmalarına kulak verir ve aldıkları bilgileri yalanlarla birlikte kahinlere aktarırlardı. Kur’an inmeye başlayınca Allah kutsal vahyin cinlerin ve şeytanların saldırılarından korumak üzere onların göklere yğkselmesini yasaklamış! Hicr 17-18:

وَحَفِظْنَاهَا مِن كُلِّ شَيْطَانٍ رَّجِيمٍ إِلاَّ مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُّبِينٌ

Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.“

 

Kur’an önceki vahiyleri doğrulayıcı ve gözetleyicidir:

  • وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِوَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُم بَيْنَهُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَاءهُمْ عَمَّا جَاءكَ مِنَ الْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَاء اللّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلَكِن لِّيَبْلُوَكُمْ فِي مَآ آتَاكُم فَاسْتَبِقُوا الخَيْرَاتِ إِلَى الله مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

“(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.”

  • Kur’an diğer kitaplara değinmiş ve onların yanlışlarını düzeltip (müheymin) ve doğrularını tasdik etmiştir (musaddik)

Düzelttiği noktalar: teslis, Üzeyrin (ve İsa’nın) Allah’ın oğlu olduğu ve Allah’ın fakir olduğu!!! (ayrıca şabat gibi yanlışlar 8ve genel olarak kendilerine ağır şeyleri yüklemelerine değinmiştir)

 

  • لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَوَقَالَ الْمَسِيحُ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اعْبُدُواْ اللّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ إِنَّهُ مَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّهُ عَلَيهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوَاهُ النَّارُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ    “Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” Maide 72

 

  • لَّقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ ثَالِثُ ثَلاَثَةٍوَمَا مِنْ إِلَهٍ إِلاَّ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَإِن لَّمْ يَنتَهُواْ عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِنْهُمْ عَذَابٌ أَلِيم

“Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır”   Maide 73

  • Bunlara karşılık olarak İHLAS SURESİ!!!

 

Kur’an bütün insanlara indirilmiştir ve kendi mesajından faydalanmaya teşvik etmiştir:

  • يَا أَيُّهَا النَّاسُاتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا

„Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.“ Nisa 174

  • Burada Hitab bütün insanlara. Kur’an CİHANSÜMULDÜR!!! EVRESNELDİR, HERKESE HİTAB EDER, her tabakadan insanın ihtiyacını giderir, herkese hitab eder, herkese yol gösterici, bir kılavuzdur!

 

  • فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَالنُّورِ الَّذِي أَنزَلْنَا وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

„Artık siz Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur’an’a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.“ Tegabun 8

 

===Resulullah herkese gelmiştir, bir Üsve-i hasene (Paradigma) olarak, yaşayan Kur’an olarak herkese gönderilmiştir!قُلْ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي رَسُولُ اللّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا(araf 158)

 

Kur’an İnsanları İman’a davet ettiği gibi mesajini kabul etmeyenlere de tehdit eder:

 

  • فَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُواْ فَأُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّاصِرِينَ

“İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim. Onların hiç yardımcıları da olmayacaktır.” Ali İmran 56

 

Kur’an’a İnananlar ayrı tutulur ve diğerleri dost olmamalıdır denir

 

  • يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

„Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.“

 

KURANI KERİMİN İNSANLIĞIN TÜM İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAN EVRENSEL İLKELERİNDEN ÖRNEKLER:

 

  • Tertemiz bir dil ve uslubta, muhteva bakımından  bütün insanları şumul eder
  • Kur’an her türlü gerçek duruma, adeta mâhir bir terzi tarafından kişinin ölçülerine göre en dakik bir şekilde biçilip dikilmiş uygun bir elbise sunar! NE FAZLA NE DE EKSİK, TAM İNSANLARIN İHTİYACINA GÖRE!!!
  • Kur’anın içerdiği konular genel olarakÇ A) İNANÇ, B) HUKUK ve C) AHLAK i bunların dışındakiler bunları teyid edicidir.

 

A) İNANÇ Esasları:

  • Allah, herkesin, bütün alemlerin rabbi

B) HUKUKÎ Düzenlemesi

  • Tüm ahkam ve furular bütün insanların ihtiyaç ve maslahatlariyla tam bir uyum içindedir;
  • Hayatın her alanını kapsayan bir hukuk anlayışı var İslam’da

C) AHLAK Esasları:

  • Insan hayatı 5 şeyin üzerine kurulu:

 

  1. Dini muhafaza
  2. Hayat (canı) muhafaza
  3. Nesli muhafaza
  4. Malı muhafaza
  5. Aklı muhafaza

Kur’an bunları korur (ayrıca adab-ı muaşerete ve beşerî münasebetlere önem verir)!

  • Ana babaya iyi muamele
  • Her insan kendi yaptığı işle hesaba çekilir

„Biz her insanın sevabını ve günahını boynuna doladık“

................................................

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

 

SONUÇ:

KURANIN EVRENSELLİĞİ TARTIŞMA GÖTÜRMEZ BİR GERÇEKTİR!

 

..............................................................................................................................................................................

 

Doç. Dr. İsmail Albayrak – Klasik Modernizmde Kuran’a Çağdaş Yaklaşımlar

S.125-130

 

Mucizelerin İmkanı Konusuna Yaklaşımı ve Bilimsel Tefsir Anlayışı ( Muhammed Abduh)

Peygamberlik müessesi: - Sünnetullah ’ın gereği

  • Peygambere duyulan ihtiyacı sosyolojik ve psikolojik izahlarla ortaya koyar
  • Allah’ın varlığını akli temellere oturttuğu gibi, Peygamberlik müessesine de rasyonel izahlar getirir
  • Mucizelerin imkan dışı görmez

Mucize:                              - tek mucize Kuran’dır diğerleri teyit edici mahiyettedir

  • Keramet inkar edilebilir
  • İslam ile bilim arasında bir çelişki yoktur: bilim ile din aynı temel üzere inşa edilmiştir = AKIL
  • Abduh’un Kuran okumaları bilimsel detayların gölgesinde kaybolur

Örnek olarak:  Fil suresinde geçen ‘bölük bölük kuşlar’ ifadesini açıklaması

-rivayet ve rasyonel açıklamaları destekler mahiyette kullanır

- ayette geçen ‘kuşlar’ bir tür sivrisinek/sinek olabilir, mikrop ya da hastalıklar taşırlar  zehirli taşlar bunların ayaklarına yapışırlar, sinekler insanlara konmakla hastalıklar bulaştırırlar. Allah’ın en büyük ordusu kabul edilir -Ebrehe’nin ordusuna bulaşan hastalıkları, kızamık ya da çiçek hastalıkları olarak izah eder

  • Taberi’ de geçen çokça rivayeti gözardı edip İkrime’nin rivayetini tercih eder. Modern bilim verileriyle konuyu açıklar
  • Başka bir örnek: Hz. İsa’nın çamurdan kuş yapması (Halk ifadesi) -> halk yaratma değil düzenlemedir, hiçbir tefsir malzemesini kabul etmez, Allah’ın izniyle bu tür bir sırrın gerçekleştiğini kabul ederiz,der.   

Razi’yi fenni ilimleri tefsire katmakla suçlarken, kendisi de aynısını yapmakta, yaşadığı dönem ayetlerin bilimsel araştırmaya teşvik ettiğini tefsir etmeye teşvik eder. 

Temel ifadesi: ‘Müslümanlar olarak modern bilimle çatışamayız’

  • Başka örneklerde sembolik ve alegorik okuma tarzına gittiği de görülmektedir

 

Sonuç olarak: Mucizelere karşı tutumu sadece rasyonalize etmek değildir, zira önceki Peygamberlerin mucizelerini kabul eder! ( Bakara 50 de geçen denizin yarılması)

Tevhid Risalesinde özetle şunları belirtir:

Harikulade olaylar aklen caizdir, iki zıddın bir ara gelmesi değildir. Bize düşen mucizelere inanmaktır.

Mucize devri Hz. Muhammed’in gelmesiyle bir şekilde kapanmıştır! -> artık olgunluk dönemi başlamıştır, harikuladeliklere bakarak iman etmek caiz değildir.

 

 

S.192-203:    İlmi Tefsir -  Mucizeyle ilgili görüşleri     ( Elmalılı)

Elmalılı’nın bilimsel tefsiri:

  • Manayı takviye edici
  • Bilimsel alandaki ihtisaslaşmalar ayetlerin daha iyi anlaşılmasına neden olmuştur
  • Kuran ile Fenn çatıştığında Kuran’ı fenne uydurmaya çalışılmamalı

Fenni Kuran’a Tevfik etmeli ->inanaların Kudretullah’a olan imanlarını kuvvetlendirme gayesi

  • Bilimsel bilgilerin güncellenmesiyle her yüz yılda bir Kuran tefsiri önermekte
  • Kimse Kuran’ın tüm ledünniyatını ihata etme iddiasında bulunamaz
  • Yorum asla herhangi dönemin felsefesine, modasına indirgenemez, anlam daraltılamaz
  • Yapılması gereken: eski ve yeni bilgileri sınırları aşmamak şartıyla Kuran’ın anlaşılmasında kullanmak

Örnekler: -Hicr 22, ‘Aşılayıcı olarak da rüzgarlar da gönderdik’: bilimsel gerçekleri sunar ve Kuran’ın bin sene öncesinde bunları demiş olduğunu ifade eder -> Mucize olarak değerlendirir

  • Benzeri, Araf 57, ‘…Nihayet rüzgarlar ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir memlekete yollarız..’ : ilmi bir mucizedir

Bunlar Hz. Muhammed’in risaletine kesin delalettir.

İlimde tecrübeye uygun olana inanılacağını fakat vakıaya muhalefet edenlerinin de hemen inkar edilemeyeceğini savunur. Hz. İsa’nın babasız doğumu tenakuz değildir, der. İzahı: Canlılarda analı-babalı (diamer) ve bir analı (monomer) ların bulunması. Hz. İsa’da bir analı hayat cereyan etmiştir.

Jenerasyon spontane ( kendi kendine tevellüd) ‘e itirazlar getirir, Hz. Adem’in yaratılışını açıklar.

  • Tefsirinde felsefi ve ilmi yorumlar çoktur

Pozitivist hastalığına adeta savaş açmıştır!: Tesadüf nazariyesini, tabiatın mebde-i evvel ve illet-i ula olduğu anlayışını reddeder, açıklar. Alemde tesadüf yoktur, Rabbülalemin’in tasarrufu vardır .

Evrim teorisiyle ilgili: Maymun ve insan  arasındaki fark kıl kuyruk farkı değil, akl ü mantık ve ahlak farkıdır. Tabiat hakim olsaydı, tekamül maymundan insana olduğu gibi, insandan da maymuna devam edebilirdi, çamur çamur kalırdı, nutfe olmazdı.

  • Satır aralarında bazı ayetlerin yorumlarıyla igili bilimsel buluş ya da keşiflere işaret eder

Yasin 36: ‘…bütün o çiftlerin hepsini yarattı’ -> elektrik teki pozitif negatif yüküne işaret

  • Burada bazen müfessirleri de delil olarak gösterir ( Şura 29’un tefsirinde Mücahid’i delil gösterir)
  • Nahl 8: ‘Atları, katırları, eşekleri de binmeniz ve zinetlenmeniz için yarattı ve daha ne acaib şe yler yaratır ve yaratacaktır ki şimdi bilmezsiniz’ -> şimdiki icatların üstüne daha fazla icatlar yapılacak

 

Sonuç: Klasik modernizmin başvurduğu bilimsel yöntemi Elmalılı da zaman zaman kullanmıştır.

 

Mucizeyle ilgili görüşleri

Yazır modernist yaklaşımdan farklı bir yaklaşım sergiler:

  • Hz Peygamber’in mucizesi çoktur, fakat maddi ve zamani olan mucizelerin faydaları genel değildir.
  • Dinden istifade: harikuladelere sarılmak değil, Sünnetullah’a sarılmaktır, cari ve makul olana
  • Mucize: Allah’ın kullarına sıkıntılı zamanlarda hususi bir inayetidir.
  • En büyük mucize Kuran’dır, zira Kuran tüm zamanlara hitap eder, bu tür mucizeler hissi mucizelerden daima daha üstündürler
  • Ancak: Kuran’da bahsedilen geçmiş Peygamberlerin mucizelerini inkar etmez! Bunları reddedenleri, yani tabiatçı/pozitivistleri, sofestaileri, Kuran’ı bu konuda tevil edenleri ağır bir şekilde eleştirir.

Abduh’un fil suresine dair tefsirini sertçe eleştirir, zorlama yorum, rivayet dirayet tefsir rivayetlerini göz ardı etmiştir, zahire aykırı zorlama bir yorumdur, … der.   

  O’na göre, Harikulade ile ilgili ayetlerin tefsiri şöyle olmalıdır:

-vakıa-yı nadire olarak değerlendirilmeli, te’vile gidilmemeli: ‘FEN MÜNFERİD VE NADİR OLAN VAKIALARI RED VE İNKAR ETMEZ,ONLARIN ASIL GARAZI….,HAVSİYYETİ MÜŞTEREKELERİYLE KAZAYA-YI AMME SURETİNDE KAYDETMEKTEDİR.’

-> Kamer suresinin ilk ayetinde inşikak’ul kamer konusunda, mütevatir Kuran buna delil iken başkaca rivayet aramaya gerek yoktur ,der ( Semavi cisimler ayrılamaz diyenlerin lakırdıları ehemmiyetsizdir :D )

-> Mirac hadisesi ile ilgili: Rüyadır diyenlere karşı, -> hissi bir mucizedir

Mucizeleri anlatırken tefsirlerdeki detay bilgilere de başvurmaktadır.

Zaman zaman mucizeleri izah etmede de bilimsel izahlar yapmaktadır:

- Hz. Yakup’un ‘ Yusufumun kokunusunu duyuyorum..’ ifadesi (Yusuf94): rih kelimesinde isal = ulaştırma ->  yani koku dan ziyade, elektrik dalgalarıyla yayılmanın olasılığını tartışır-> kokuların naklinde elektrik cereyanından istifadeyi iş’ar etmekte

 

........................................................................................................................................

 

Risale-i Nur’da Kur’an Mucizesi  (Özet)

 

Peygamber Mucizelerindeki İ’caz

  • Peygamber mucizelerinde ilmî keşiflere işaret vardır
  • Kur’an’daki kıssaların hedefleri var, sırf tarihi olay olarak anlatılmamış (ibret tabloları barındırır içinde); hedeflerden biri de dünyevî işlere işaret ve o hususta irşad etmek
  • Demirin kullanımı ile ilgili bilgiler Kur’an’da verilmekte  “Onda (demirde) büyük bir kuvvet vardır” = Amerikalı bilim adamı Prof. Armstrong demir hakkında şunları demiştir: “Maddeleri oluşturan elektron ve atomların biraraya gelebilmesi için, bir enerjiye ihtiyaç vardır. Demirin oluşması için güneş enerjisinin toplamının dört katı fazla bir enerjiye gerekmektedir. Ne yerdeki, ne aydaki, ne de birçok gezegendeki bütün enerjilerin toplamı, demirin oluşması için gerekli olan enerjiyi karşılamaz”. Bu yüzden ilim adamları, demirin yeryüzüne gelmiş garip bir element olduğunu kabul ederler. Yeryüzünde oluşmamış, dışardan gelmiş bir element. Daha sonra Prof. Armstrong’a bu ayet okunduğunda hayrete kapılır = Kur’an’ı Kerim eşsiz mucielerle dolu, bilim adamların dahi çözemedikleri şeyleri 15 asır öncesinden bizlere bildirmiştir...
  • Kur’an’da anlatılan tarihi hadiseler cuzî vakalar külli ve umumî düstürların uçlarıdır
  • Mucizelerin 2 sebebi:
  • Peygamberlerin nübüvvetlerinin halka tasdik ve kabul ettirme
  • Maddî terakkî için lazımlı olan örnekleri insanlara göstererek insanların o mucizenin benzerlerini meydana getirmek için teşvik etmek
  • Peygamberler insanlar için manevî ve maddî terakkide örnektir; onlar her alanda kemal sıfatına sahib
  • İnsanlardan mucizeleri taklid etmeleri istenir- teşvik edilir;mesela: Hz. Nuh’un elleriyle insanlığa gemi takdim etmiştir “ sizlerde çalışıp gayret edin ve Nuh gibi (veya Kuran’daki diğer mucizeleri örnek alarak) gemi yapın...” demektedir Mucizeler (Kuran) bize
  • MAZİ,İSTİKBALİN AYNASIDIR
  • Mucizeleri, fen ve sanatın son varacağı nihaî hudutları çizer

Örnekler:

  1. Hz. Süleyman: rüzgar = uçak vs...

وَلِسُلَيْمَانَ الرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِ وَمِنَ الْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِالسَّعِيرِ

“Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgârı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız” Sebe 12

= Bu ayet hava ulaşım araçlarına delalettir.  Adet adeta şunu diyor:“Nefsinizin hevasına uymayı bırakın, tembelliği bırakın ve sunnetullah’dan istifade ederek sizde Süleyman gibi rüzgara binin ve yolculuk yapın...”

  1. Hz. Musa:  yeraltı kaynaklar (iş makinaları)

وَإِذِ اسْتَسْقَى مُوسَى لِقَوْمِهِ فَقُلْنَا اضْرِب بِّعَصَاكَ الْحَجَرَ فَانفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناً قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ كُلُواْ وَاشْرَبُواْ مِن رِّزْقِ اللَّهِ وَلاَ تَعْثَوْاْ فِي الأَرْضِ مُفْسِدِينَ

“Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik” Bakara 60

= Bu ayet (makaleye göre) yeraltı madenler ve onları yerden çıkaracak makinalara delalet eder. Yeraltı hazinelerin bulunmasına yol gösterip teşvik ediyor!

 

  1. Hz. İsa: TIP= şifa yolları

وَرَسُولاً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِ اللّهِ وَأُبْرِئُ الأكْمَهَ والأَبْرَصَ وَأُحْيِي الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

“Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”

=Bu ayet bizlere en şiddetli hastalıklara karşı dahi bir derman bulunabileceğine işaret ediyor

 

  • وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِ وَهَمَّ بِهَا لَوْلا أَن رَّأَى بُرْهَانَ رَبِّهِ كَذَلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّوءَ وَالْفَحْشَاء إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصِينَ

“Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.”Yusuf 24

 

  • وَلَمَّا فَصَلَتِ الْعِيرُ قَالَ أَبُوهُمْ إِنِّي لَأَجِدُ رِيحَ يُوسُفَ لَوْلاَ أَن تُفَنِّدُونِ

Kervan (Mısır’dan) ayrılınca babaları, “Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum” dedi” Yusuf 94

 

  • قَالَ الَّذِي عِندَهُ عِلْمٌ مِّنَ الْكِتَابِ أَنَا آتِيكَ بِهِ قَبْلَ أَنيَرْتَدَّ إِلَيْكَ طَرْفُكَ

“Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi... Neml 40

=Bu ayetler ses, görüntü ve koku vb şeylerin bir yeden bir yere nakline ve bunların çok ileri sınırlarına işaret etmektedir

  1. وَأَلَنَّا لَهُ الْحَدِيدَOna demiri yumuşattık” ve وَأَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِOnun için su gibi erimiş bakır akıttık” (Sebe 10 ve 12)

= Bu ayetler demir ve bakır bulmanın, çıkarıp eritilerek kullanımın mümkün olduğuna delalet eder. Yani Peygamberlerin ulaştıkları mertebelere insanlarda zaman içinde ulaşır

  1. İnsanlar hayvanlardan kendi ihtşyaçları için hizmet isteyebilir!

وَوَرِثَ سُلَيْمَانُ دَاوُودَ وَقَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنطِقَ الطَّيْرِ

“Süleyman, Dâvûd’a varis oldu ve, “Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur” dedi. Neml 16

يَا جِبَالُ أَوِّبِي مَعَهُ وَالطَّيْرَ وَأَلَنَّا لَهُ الْحَدِيدَ

“Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. «Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin» dedik. Ona demiri yumuşattık.” Sebe 10

= Nursi: “ İşte kuşlardan şu nevi istifade ve teshiri ve telefon ve fonograf gibi camidatı (cansız cisimleri) konuşturmak ve tuyurdan istifade etmek, en münteha hududunu şu ayet çiziyor”

  1. قُلْنَا يَا نَارُ كُونِي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلَى إِبْرَاهِيمَ

“Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol” dedik.

= Dünyada ateşe tesir edecek maddeler vardır, insanlar bunu keşfedebilir, keşfetmektedir.

  • Kur’an insanlara şöyle hitab eder:“Ey insan! Şu kainattan maksad-ı ala, tezahür-ü Rububiyete karşı, ubudiyet-i külliye-iminsaniyedir ve insanın gaye-i aksâsı, o ubudiyete ulum ve kemalat ile yetişmektir.”
  • Her bir ilim dalı Allahın bir simine dayanır! Mesela Allah Eş-Şafi’dir, bu tıp ilmine delalet eder, Allah ADL ve Mukaddir’dir, buda hendese ilmine delalet eder.

 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

J.M.S Baljon -  Kur’an Yorumunda Çağdaş Yönelimler S.124-148

 

PRATİK SORUNLAR

 

Modernistler, İslam memleketlerinin  siyaset, ekonomi, ve sosyal gelişme alanlarındaki geriliğinden dehşete düşmüşlerdir.

  • Perviz: el müdessir kelimesini, ‘dünya reformcusu’na delalet edecek şekilde yorumlar, buna göre Peygamber bir devrimcidir. Sure devrim telkinidir aslında.
  • Muahafazakar ulemaya tepki: yeni olan herşeye karşı şüpheli, yenilikçileri sürekli tenkit etmeleri sebebiyle.

 

  • İslam’ın şu anki hali orijinal hali değildir bunun başlıca sebepleri:
    1. Hiristiyanlardan alınan öte dünyaya bağlılık
    2. Yahudilerden alınan ibadet şekillerine karşı düşkünlük ve keşişlik
    3. Mecusilerden alınan ecdattan kalmış ibadetlere düşkünlük

 

Birinci sebebe karşı şiddetli mücadele: ’ O göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi tarafından, sizin emrinize verdi.’ (45 : 12/13)

-el Meşrıqi: Cennet’in klasik tasvirini gülünç bulur, ‘cennet dünya hakimiyetidir’, der

-el- Mağribi: ‘Yeryüzünde dolaşıp Allah’ın lütfundan rızık arayanlar…’ (73:20) ayetini ticarete

  teşvik ve övgü olarak görür.

- Kuran’da geçen- شكور  ifadesi: Azad’a göre  ,‘ Allah’In kendisinde yarattığı yeteneklerin değerini  

  bilen ve onları uygun bir tarzda kullanan kişidir’

 

Ecdaddan alınan başka bir Sorun vardır: Taklit meselesi

  • Hakikat mesajının karşısında engel
  • Sadece taklit yetmez, anlama ve güvende istenmekte (43:22/23 – 9:6)

 

Kuran’a yeniliğe kolayca adapte olabilme özelliği verme eğilimi:

 

İnsanın ihtiyaçları farklılaşmaktadır, prensipler ( ‘hududullah’ 58:4/5 ) Kuran’da mevcuttur ama  ayrıntılar insana kalmıştır.  -> futbol oyunu-hayat oyunu benzetmesi : oyuncu kuralları bilir ama kendi kaleye gol atmak isterse kimse engel olamaz…hayat oyununda da böyledir... -> burdan hareketle, ‘Kuran düşüncesinde her kültürün belli bir dönem için model olması, vakti geçince ise geri dönmemesi düşüncesi’ ( ‘ Her milletin bir sonu vardır. Bu son gelince ne bir saat gecikebilir, ne de ileri geçebilirler..’ 7:31/34 ) ortaya çıkar.

 

POLİTİK DÜŞÜNCE

 

İslam bağımsız bir kurum olarak Devlet fikrini geliştirmemiştir.

  • Modern dünyada hangi devlet yapısı İslam’a uygunluk arz eder tartışması
  • Bu konuda modernistlerin arasında Komünizm olmadığı konusu dışında, herhangi bir uzlaşma yok

 

 

Bazı önerilen yönetim tarzları :

 

Muhammed Reşid Rıza: geleneksel idare sistemi , çalışma tarzı Şura, başı da imam ya da hailfedir.

Akkad:         Kuran demokratik bir siyaset kabul eder, monarşiyi reddeder

 

El-Meşrıqi:

  • iyiliği hedefleyen bir otokrasi, ‘Allah’a ve Resulüne itaat edin’ emrinden yola çıkarak
  • Toplumun islami hükümleri uygulayacak bir lidere sahip olması, uyarlamasına gider

 

Perviz: ‘evliya-ul emr’ ifadesinden (4:59/62), ikincil otoriteler ve bunları denetleyen merkezi otoriteden bahseder (devleti zorlayan,bir çeşit Yargıtay)-> kanunların yürürlüğü için elzem

En uç nokta:

Mazhuriddin Sıddıki: ‘ Ey Kitap ehli dininizde taşkınlık yapmayın’ (4: 169/171) ayetine dayanarak,

                                       Bir kanun dini temele dayanmaksızın kanun olamaz ilkesi münasebetsizliktir,                                   der. -> laikliğe götürür

 

Komünist ideolojinin kabul edilmemesi noktasındaki görüşler

 

- Komünizm’in fakirlere verdiği değeri, İslam’da vermektedir.

- Ancak, Allah’ın varlığını inkar eden ve eşitliği mide eşitliği üzerine oturtan bir sosyalizmi tavsiye

          etmez.

- Kuran, hayat standartındaki farklılığı gözönünde bulundurur. (‘ Sizi yeryüzünde halife yapan,  

  size verdiği şeylerle sizi imtihan etmek için bazınızın derecesini bazınızın üstüne yükselten O’dur’

         16:71/73)

 

Kapitalizmin kabul edilmemesi noktasındaki görüşler

 

Muhammed Mazharuddin Sıddıki: 59:7 ayetini şöyle çevirmiştir, ‘Allah bu malları sadece zenginler arasında dolaşan birley olmasın diye Elçisine, yetimlere ihtiyaç sahiplerine ve yolculara vermiştir’ -> bu görüşü ifade etmek için en sık zikredilen yerdir (= locus probans)

 

Perviz: daha metafiziki bir yol ile, İslam’ın madde anlayışı ile açıklar. Madde = alemu’l emr’in tecellisi, gerçek form arzeden ruhtur. İnsan talimatını alem’ul emr’den alır= vahiy, vahiy ise ADL ve İHSAN’ı barındırır. Darwin sisteminde en iyi olmayan (aslah=fittest) yaşama hakkı verilmez, ama ADL VE İHSAN idaresiyle darlık ve bolluk dengesi daha iyi hale gelecektir -> ahlaki, felsefi bakış açısı

 

Cihad doktrinine hafifletmeci bir yaklaşım

 

       Batının (Sözde) Hümanist geleneklerinden dolayı ortaya çıkan yeni bir yaklaşımdır.

      Bazı ayetlerde Cihadın emredilmesi tevil edilir:

  • 9:29 Yahudiler ve Hiristyanlara karşı savaşın emredilmesi…

‘İstisnai bir durum’, olarak yorumlanır 

  • 22:39/40 Müslümanlara savaşmalarına izin verilmesi, dini hürriyetlerini garanti altına alınmasıdır
  • Cihad= Mü’minin daha yüksek bir mertebeye çıkmak için sarf ettiği her türlü çabadır
  • Müsbet bir mana içerir

Bunun delillerinden biri: ‘Dinde zorlama yoktur’ ayeti

 

 

Kuran’ın basın özgürlüğünü savunduğuna dair görüşler

 

Abdulkadir el Mağribi şu ayeti delil getirir: ‘ …Yazana da  şahitlik edene de zarar verilmesin’  (2:282. Ayet ve öncesi )

 

Gayr-ı müslim birisine güven gerektiren bir makamın verilip verilemeyeceğine dair görüşler

 

Muhammed Cafer el Pulvervi: ‘Ey inananlar! Sizden olmayanı dost edinmeyin’ (3:114/118) ayetinden yola çıkılırsa verilmez. Ama Siyer-i nebi ye bakıldığında uygulamada akabe biatında henüz gayr-ı müslim olan el-Abbas bin Abdulmuttalıp’in Peygamberimiz’in koruyucusu olduğu görülür. -> isitisnalar mümkündür. Bu emir isitisnaları da kabul eder mahiyettedir, der.

 

TOPLUMSAL HAYAT

Toplumsal ve beşeri şartları iyileştirmede insan tipik bir burjuva ahlakıyla hareket etmelidir.

Ilımlı, faydacı, ve sağduyu…

-Mevdudİ: İslam insanın hiçbir eğilimini bastırmaz, makul bir çerçeve içinde tutar. İnsan karakterini olduğu gibi kabul eder.

 

İnsanın değeri hararetle savunulmuştur,

Kölelik:

  • Perviz’e göre, ‘ Onları esir edin. Savaştan sonra da ya onları karşılıksız salıverin …yahut da

              fidye karşılığında bırakın’ ayetine dayanarak köleliğin ortadan kaldırıldığını söyler.

 

Kadın’ının daha iyi bir konuma getirilmesi hedeflenmiştir:

  • ‘Fakat erkekler onlar üzerinde bir üstünlük derecesine sahiptir’(2:228) -> üstünlüğü iktisadi nedenlere bağlarlar
  • ‘ ‘Bu sizi kadınların bir hilesidir’dedi. Sizin hileleriniz ne büyüktür’ (12:28) ayetini, sınırlayıcı yaklaşımla yorumlarlar, tüm kadınlar böyle nitelenemez
  • Kuran kadın erkek ayrımına girmez derler. ( 4:32/36)
  • Henüz adetini görmemiş olanlar için de iddetin sadece 3 ay olduğunu belirten ayetin kızların çocuk yaşta evlenmelerini destekleyici olarak yorumlandığını, bunu yanlış olduğunu söylerler.

Burda kastedilen, birtakım hastalıklı bedeni rahatsızlıklı kadınlardır

  • Hicab ayetine (33:53) dair yorumları şöyledir: Hicab kadın- erkeğin hem cinsleri arasına koyması gereken ferdi nezaket, adab ve saygı, kısacası psikolojik bir muhafaza örtüsüdür (!)
  • Çok evlilik konusundaki ayetlerin savaş, darlık gibi özel şartlar için geçerli olduklarını savunurlar, ya da bu ayetlerin hicri 4.yılın (Nisa 128/129 ayetlerinin nüzülü ) öncesinde geçerli olduklarını iddia ederler

 

Yeme-içme konusundaki ayetlerle ilgili yorumları

 

  • Ahmet Han: 5:3/4 ayetlerde yasaklanan boğulmuş kuşların yenmesinin caiz olduğunu ileri sürer. ( ayette geçen 4 kelimenin sonunda bulunan  ة ‘nin بهيمة  kelimesine işaret olduklarını bununsa 4 ayaklı hayvanları kastettiği zorlama çıkarımında bulunur (!!) )
  • ‘De ki: Allah’ın gönderdiği rızık hakkında ne diyeceksiniz? Siz onun bir kısmı haram bir kısmı helal kıldınız’ (10:59/60)ayetini Kuran’ın yasakladıkları dışında kalan her şeyin helalliğine yorumlamışlar, din adına bazı şeyleri haram kılmaları sebebiyle de, fıkıhçıları tenkit etmişlerdir.

 

 

Riba Yasaği’nın modern ticaret ve endüstri yararına tekrar gözden geçirilmesi

 

Genel olarak riba yasağı, sadece fakire verilen borç paradan alınan faize aittir, derler. Bu Tüketim faizidir ve makul bir nedenle de yasaklanmıştır.

  • Büyük şirketler adına ‘üretime dönük faiz almak’ savunabilirdir
  • Yakup Şah: Mevcut haliyle dünya işlerinde hiçbir İslam devletinin faizle kredi alıp vermeden yapamayacağını ve bu vesileyle insanın ‘ Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez’ ayetini hatırlaması gerektiğini  savunur

    Ama: her modernist bu kadar liberal değil: Seyyid Kutub riba’nın neden kınanması gerektiğini açıklar.

 

  • Muhammed Cafer el Pulvervi: Çocuk selini durdurmak için önüne set çekmenin günah olmadığını savunur -> ‘Onların zararları karlarından daha çoktur’(2:216/219) ayetini delil getirir, bu ayetin sadece kumara ve sarhoşluğa delalet etmediğini savunur.
  • Heykel yapma yasağını, Kuran’da Hz. Süleyman’ın cinlere kendisi için saraylar ve heykeller yapmasını emrettiği için,reddeder.
  • Müzik konusunda yine: ‘Burada nefsinizin çektiği ne varsa ve ne isterseniz sizindir’ (41:31)ayetinden yola çıkar ve cennet sakinlerinin müzikle eğlendirileceklerini (43:70) zikreder, dolayısıylamüziğin ilahi bir lütuf olduğunu savunur.   

 

 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Abdulaziz Hatip- Bazı Surelerin Tefsiri

Abdulaziz Hatip- Bazı Surelerin Tefsiri (Mülk, Nisa, Rad ve Kehf)

DEVAMI

Tefsir Usulü Kitap Özeti

Tefsir Usulü Kitap Özeti Prof. Dr.Muhsin Demirci

DEVAMI

Videolar

  • Nuh Arslantaş: Mustafa Öztürk'le Din ve Hayat: Kur'an'da Yahudilik (Kanal 24 - 27.09.2014)
  • Kinder über den Islam - Ammar und Umeyr
  • Die Spaltung der Umma (Siffin-Tahkim)

Foto Galeri

<p>Yeni Ti-Entertainment.com hakkındaki görüşünüz?</p>