Ti-Entertainment

Fethi Ahmet Polat "Kur'an'a Yaklaşımlar" Tefsir

Fethi Ahmet Polat

Fethi Ahmet Polat „Çağdaş İslam Düşüncesinde Kur’an’a Yaklaşımlar

(sayfa 213-387)

 

Evrensellik ve Kuran'ın Evrenselliği

  • Evrensellik= “Birden fazla varlığa ait olan şey”
  • Evrensellik mantıksal ama irreeldir, çünkü Evrensel dendiği zaman, genelin içerisindeki tekillerinde eş değerde ifade  edilmesi lazım”
  • Kur’anın evrenselliği konusu mantıksel, dolayısıyla matematiksel değildir, çünkü matematiksel evrensellik 2x2=4 eder, Kur’an’da bu tür temel kurallarla örtüşmez
  • Kur’an bir mantık kitabı değildir
  • Irk bakımında evrensellik= Arap islamı, türk islamı diye birşey yok. İslamın evrensel değeri: “ HİÇBİR PEYGAMBER DIŞLAMAZ, İNSAN DEĞİL TANRI MERKEZLİDİR(KÜLLİ İLİM ALLAHA AİTTİR) BİLGİ KAYNAKLARINA HOŞGÖRÜLÜDÜR, VE SON İLAHÎ KİTABA SAHİPTİR!
  • Kur’an doğrudan insan’a hitap eder: cihanşumüldür
  • Kur’an, dil (text) ve bağlam (context) açısından ne kadar tarihsel olsada, mesaj ve değerler bütünü olarak evrenseldir

“Develere bakmazlar mı ki,  nasıl yaratılmış onlar”  Ğaşiye 17

 أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

= bu ayeti tarihsel olarak algılamak mümkün değildir, çünkü arapların jendi kültürel birikimlerine göre algıladıklarını, bugünün insanı da kendi birikimleri ışığında birtakım şeyler çıkarır! Bu ayet evrensellikten birşey kaybetmemiştir

  • İnsanlar İSLAM’da kendi fıtratlarını bulmuşlardır- o yüzden hızlı yayılmıştır bu din!!!
  • Kur’an’ın mucize oluşu maddî (hissî) değil, manevî (aklî^dir)
  • Peygamberimiz Kur’an-ı Kerim mucizesi diğer peygamberlerin mucizesinden çok farklıdır, mesela:
    • Hz. Musa nın asası= ozaman için lokal ve dönemsel bir mucizeydi, ozamanli şeriatın gereği...
    • Ancak Kur’an son ilahî kitaptır, evrenseldir, tarih ve lokal olaylar üstü bir gerçektir
    • Peygamberimizin vefatından sonra bile devam eden İ’CAZLIK!
  • Kur’an’ın tarihselliği mesajı bakımından değil, muhtevası bakımındandır:

O halde Kur’an, belli bir dönem içinde dünyevî olanla buluşmuş olması hasebiyle tarihsel, her dönem ve bölgeye uygun olarak içerdiği birtakım külli kaideler sebebiyle evrensel ve kelamullah olarak tarihüstü (aşkın) bir kitaptır!

  • Bir diğer konu: Kur’an’ın dili= Arapça: neden arapça?

 

  1. Arapçanın özelliklerinden dolayı (Arkoun)
  2. Herhangi bir dil seçilmiştir (Ebu Zeyd)

“Mesajını kime tevdî edeceğini en iyi Allah bilir”اللّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُEnam 124

 

Din-Şeriat Açısından SABİT-DEĞİŞKEN

Arkoun:

  • Ayetler değişkendir, mensuh ayetler buna bir örnektir
  • Vahiy tarihseldir, bütün problemleri çözecek formüşşere sahip değil

Usulu’d-Din= sabit                         ;              furu’d-Din= değişken                   ayrımı yapar

 

Din-Şeriat ayrımı

 

Din= Peygambere verilen değişmeyen unsur

Şeriat= değişkendir

Maide 48:

وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُم بَيْنَهُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَاءهُمْ عَمَّا جَاءكَ مِنَ الْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَاء اللّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلَكِن لِّيَبْلُوَكُمْ فِي مَآ آتَاكُم فَاسْتَبِقُوا الخَيْرَاتِ إِلَى الله مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

“(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.”

 

= “Kur’an-ı kerim'in evrenselliği dendiği zaman, tüm zaman ve mekanları kapsayan bir evrensellik değil, indiği dönem itibariyle kıyamete kadar baki kalacak olan bir evrensellik anlaşılması lazım, bu ayetten de bu anlaşılıyor!”

Ebu Zeyd= Din ile şeriat ayrı değil

 

Kur’anın Beşeriliği iddiaların

  • Kur’an-ı Kerim’in Hz. Peygamber’e nisbet edilmesi batıda/müsteşrikler tarafınca ortaya atılmış bir iddia
  • Kuranı Kerimde ozmanki toplumun unsurları görülmektedir, bu da beşeriliğine delalettir diyenler var
  • Ebu Zeyd’e göre: Kur’an cahiliye şiirlerin uslubunda inmiştir...geçmiş kitaplardan alıntı yapılmıştır (süzme yapılmıştır); “Zaten Kur’an’ın müheymin oluşu da buna delalettir”Ebu Zeyd

 

 

TARIHSELLIK TARTIŞMALARI...
 

  • Tarihsellik tartışmalarının gündeme geldiği ortam batıdır.(kitab i mukaddesin Tarihselligi)
     
  • "her toplum kendi değerler sistemi içinde ele alınması zorunludur. Bu insan varlığını savunmaktir."
  • Tarihsellik kavramını felsefesî olarak kullanan ilk Hegeldir

"geçmişte olan biten herseyin geçmişte kalmasına rağmen etkisini bugün de devam ettirmesidir."- mesela grek medeniyetini tanımış olmak batiyi daha iyi tanımış olmak demek.

  • İktisatçı tarih ekolu: "tarihte varlığın metafizikligi yoktur. Genelleme ile değil, her mesele kendi tekligi ile ele alınmalı. tarihsel v olaylar Tarihteki çizgi yönleriyle incelenir. IZAFIIKIK
  • TARIHSELlik aslinda:" olguların artık bu gün için belirleyici hadiselere gönüllerince anlamda bir etkisinin bulunmadığını savunan görüş"
     
  • VAHYİN TARIHE BAKIŞI İSE ŞÖYLEDIR:

"Hadiseleri ne ilerlemeci bir tarih anlayışı ile ele alır, ne de olguların zorunlu olarak birbirlerinin Sonucu olduğunu kabul eder. "!
 

  • Tarihsellik × Tarihselcilik historicism
    Insanlık tarihide ilkel mekanik analojilerle kavramaya çalışan çocukça bir naturalismdir. = Kötü
  • Tarihselcilik. Kötü Tarihselcilik insan hakkında tüm bilgi ve düsüncemizin tarihsel olduğu ve insanı ancak bu haliyle anlamak gerektigi iddiasindadır"
     
  • TARIHSELLIK BIR OLAYIN MEYDANA GELMESIYLE TARIHIN KONUSU OLUR VE ARTIK O GEÇMIŞIN MALI VE DOĞRUSU OLUR



 

  • Islam aleminde ilk defa mu‘tezile dillendirdi
  • aslında Abduh'un kur‘an okumalarında öne çıkan Neo İtizali temalarda ortaya çıkar
  • Ebu zeyd, Arkoun, Hanefi ve Fazlurrahman tarihselcidirler. Kurandaki ahkam ayetlerinin ancak çok ideal bir islamî ortamda mümkündur derler.
  • Arkouna göre hiçbir şey tarihsel olmaktan kurtulamaz. Her şey Tarihselligin cenderesindedir.. Hakikat bile tarihseldir.
    Kuran da tarihseldir
  • Arkouna göre bir daha asla asr-ı saadete dönülmeyecektir, çünkü bugün onun tarihsel olduğunu açıkça görebiliyoruz.
    Arkoun zaman ve tarih ayrımı yapar: „Zaman kur‘an içindir ve mutlaktır. Allah her zaman için tarihe mudahildir ve her türlü dibi Etkinlikte bu gerçekleşir. kuranin insana Bakan yönü ise tarih., devamli değişim içindedir. KURAN HEM TARIHSELDIR HEMDE TARIHIN KENDISIDIR!

Önemli olan tarihin efendiligi ve tarihsel şartların gerekliliği.
Arkouna göre her dönemin Kendine gore pratik yaşam tarzı var, islamî yaşamada da bu böyle. Kuran bir vesika değil kuran her dönemin şartlarını içeren ve her zaman için
uygulaması gereken ilkelere sahip bir kitap gibi okunmamali yahut bir manifesto konumuna indirgenmemelidir.

Kur'an'a uygulanması gereken ilkeler;:
1. Herşey yeniden konuşulmalidir
2.islam her türlü Ideolojiden ayrıdır
3.Özgür bir okuma
4. Ezeli kelam diye bir şey yoktur
5. Dini alcaltma söz konusu değil

Ebu zeyd:

  • " Kur'an Allahın bir fiilidir ve tarihte vuku bulduktan sonra artık tarihselleşmistir.
    - Kur‘an bugün için günümüze uygun olmayan şeylere sahiptir
    - Ebû Zeyd şuan mevcut olan Kurani Kerim'in kadım ve ezeli nass olduğuna inanmaz ve bu konunun akâid meselesi olmasını istemez!
     

 

Tarihsellik Önerilerinin Kur’an İlimlerinde Uygulanabilmesi:

  1. Kutsal Kitap etrafında ortaya çıkmıştır: derlenmesi ve yazılma biçimi (yani otantikliği)
  2. İncil İsa’nın ölümünden çok daha sonra derlenmiş, eklenmiş (tahrifat ve tebdilat- Havarilerin yazdıkları + konsiller) = bu çerçevede hermenötik yaklaşım sergilenmiştir

Hanefi’ye göre hermenötik çabaların 3 kategorisi:

  1. Tarihsel bilinç= metnin sihhatini ve güvenirliliğini belirler
  2. Eidetik bilinç= metnin anlamını belirler
  3. Pratik bilinç= vahyin insan hayatında uygulamaya geçmesine dair

= İncilin Kutsal Kitabı  tarihselliğinin ve tarihselciliğin ilgi alanına girmesi gayet doğaldır, çünkü gerçekten birçok tahrifler ve havarilerin kendi aralarında ihtilaflar mevcuddur. Ancak tarihselci yaklaşımlarla anlaşılabilir gerçekler

 

Arkoun’a göre tarihsellik dinsel metinler için vazgeçilmezdir. Bu tarihsellik tartı"maları batıdan islam alemine gelmistır:

  • Batıda:Hz. İsa’nın ilah konumuna getirilmesi; vahyin bizzat kendisi olması (logos) (=Bu da yine islam aleminde Mu’tezile tarafından yürütülen Halku’lKuran olayına benzemekte- MİHNE OLAYI!!!)
  • Batıda tarihsellik tartışmaları din ekseninde, kilise yorum ve içtihada yer vermemiştir. Bunlar tartışmalara yol açmışlardır ve birçok kilise karşıtı olanlar ENGİZİSYON mahkemelerinde yargılanmıştır su bebepten dolayı

 

 

Esbab-ı Nuzûl ve Tarihsellik İlişkisi

Bir olay üzerine inen ayeti sahabe muttasıl senedle aktarırı= bu Esbab-ı Nuzüldür, bunu Kur'an’ın tarihsel oluşuna delil olarak getirenler var (Hanefi, Arkoun, Ebu Zeyd, Tizini)

 

Esbab-ı nuzul konusundaki olumsuzluklar:

Tasniflerdeki kargaşa ve muhtelif rivayetler konusunda çok eleştirilir (Ebu Zeyd), çünkü Esbab-ı Nuzül Kuran’ın bütünlüğünü sağlama hususunda elzemdir

 

Esbab-ı Nüzûl ve Tarihsellik İlişkisi:

  • Nüzül sebeplerini belli dönemde yaşanmış olaylar bütünü olarak görmek lazım
  • Zamana bağlıdır, gelip-geçicilik söz konusudur
  • Tarihsellik= tarihe bağlılık ; Kuran varlığı sebebi nüzülun varlığına bağlı
  • Bir şeyin tarihte gerçekten olduğu anlamına gelir

Sebeb-i nüzül hakkında genel olarak iki ayrı yaklaşım ve görüş vardır:

  1. Sebeb-i Nüzül vazgeçilmez bir unsurdur (şart-meşrut/lazım-melzum ilişkisi gibi)
  2. Anlamı kolaylaştırır sadece

= Ebu Zeyd her bir Kur’an ayeti sebeplere binaen inmiştir der. “Gereksiz bir yere ayet inseydi, toplum gereksiz bir hükmün indiğine inanacaktı”

Sebebin özelliği, hükmün genelliği:

  • Ebu Zeyd: “ sebebin hususiliği, hükmün umumî olmasına engel değildir” ilkesi, ayetlerde vakıîliğin önünü kesmektedir der

 

Esbab-ı Nüzül ve Nas Olgusu ilişkisi:

Ebu Zeyd: Nass vakıadan etkilenerek inmiştir

 

Tarihsellik tartışmaları batıya aittir. Nuzul Sebepleri asla Kuranî varlığın var oluş sebebi olamaz!!!

  • Arkoun’ a sorulur: “ Kuran’da yasaklandığı halde niçin kadının eli sıkılır (sıkıyorsunuz)? Arkoun: “ KUR’ANDA HÜKÜMLERİN BAĞLI BULUNDUKLARI DÖNEMİN ŞARTLARINA UYGUN OLARAK GETİRİLEN AYETLERDİR ONLAR. Bu antropolojik Şartlar bugüne ait değildir.”

Esbab-ı Nüzül ve Tarihsellik İlişkisinde Kullanılan Ayetlerden Örnekler:

  • Bakara 198: يَسْأَلُونَكَ عَنِ الأهِلَّةِ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِأَنْ تَأْتُوْاْ الْبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقَى وَأْتُواْ الْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَابِهَا وَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Sana, hilâlleri soruyorlar. De ki: “Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah’a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

  • Bu dönemde insanlar ihrama girdiklerinde, ihramdan çıkıncaya kadar kapıdan değil, arka tarafdan girerlerdi!
  • Abduh: “ Her işi adam gibi yapmak suretiyle işiniz ve dışınız barışık olsun” anlamına gelir bu ayet"

 

  • Mevrid= deyimin niçin, ne zaman, nerede söylendiği
  • Madrib= Arap dilindeki kullanımı

= Bizim için önemli olan, kelimenin mevridinden önce madribini bilmek.derler modernisler (Abduh)

Kıssalar ve tarihsellik ilişkisi:

  • Kuran’da anlatılan kıssalar tarihsel açıdan tam net değildir
  • Kıssalar ibret tablolarıdır, kıyamete kadar bâkidir, evrenseldir
  • Kuran’da yer alan bu gibi ayetler (kıssalar) sanıldığı gibi tarihselliğin delili değildir (tarihselciler kıssaların anlatılmasının tarihselliğe delil olduğunu iddia ederler); aksine bu ifadeler diğer dönemler için de geçerlidir, hala bu ayetlerden belirli hükümler çıkarılır
  • “Sadece geçmişe dönük statik tarihsellik yerine geleceğe yönelik,sürekli dinamil “aktif” bir tarihsellik gerekmektedir!!!!”

Nas Olgu Bakımından Kur’an’a Yaklaşımlar

  1. Nas-Olgu İlişkisi

Ebu Zeyd:

  • Kur’anın ezelî bir kelam olduğuna inanmaz
  • Sorulan sorulara cevaplar verilmiştir, Hz. Peygamber “bugün bana herşeyi sorun, muhakkak cevabını alacaksınız” demiştir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَسْأَلُواْ عَنْ أَشْيَاء إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَإِن تَسْأَلُواْ عَنْهَا حِينَ يُنَزَّلُ الْقُرْآنُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا اللّهُ عَنْهَا وَاللّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ        “Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.“

 

 

Nas-Olgu Bağlamında Teşkil-Teşekkül Süreci:

Ebu Zeyd: [1]

  • Nasıl vakıa nassı oluşturuyorsa, zamanla nas da vakıayı oluşturur = Nass da kendi kültürünü oluşturur
  • Tenzilden sonra artık olgu vahyi değil, vahiy olguyu şekillendirir
  • Nass bir kültürün hem ürünü, hem de üreticisi olabilir
  • Nassın oluşum süreci: vahiy vakıayı somutlaştırarak sunar
  • Nassın üretim süreci: vakıa nassı okur ve yorumlar

= Nas ve olgu arasındaki ilişki diyalektiktir

  • Dil bilimi ile Kuran anlayışı olur, Kuran arap kültüründen ayrı düşünülemez
  • dil bir remizler ve ilişkiler sistemidir, dilde vakıalar birer sembole dönüşür
  • İSTİCABE= vahyin beşerî alanda var olan olgu karşısındaki ilahî iradenin buna cevap vermesi
  • İsticabe çerçevesinde Kuran’daki bilgiler a) sunulmuş vahiy ve b) istenilmiş vahiy söz konusudur

Tizini:

  • Mezheplerin doğuşu vakıa’nın karşısında değişen nassın varlığına dahil olmuştur; dini metinler komplike diyalektik bir okumaya tabi tutulmalıdır

Nassın mezkur ilişkileri:

  • Sosyal boyut(dikey boyut)
  • Tarihsel boyut(yatay boyut)
  • Yapısal ve kültürel boyutu içinde yer aldığı hezonik boyut

=”Bazen Nas Vakıanın, vakıa’da nassın yerine geçer”

= “Kur’an bir reaksiyon değil, aksiyondur. Gidişata kendisini kaptırmaz”

 

Nas-Olgu Bağlamında Kur’an’da Nesh:

Ebu Zeyd:

  • Nesh tedricilik demek, o yüzden mensuh ayetlerde Kur’an’da bâki kalması gerekir
  • Nasih-mensuh meselesi bizlere sürekli değişen olgular karşısında serbestçe hareket edebilme yetkisini verir
  • Nesh Kur’an’ın tarihselliğini açıklar. Nesh olaylar karşısında anlamını ve fonksiyonunu yitiren ayetlerin yerine, o anı daha iyi okuyabilecek ayetlerin gelmesi gerçeğidir

Nas-Olgu Bağlamında Mekkî ve Medenî ve Tencîmu’l Kuran:

Ebu Zeyd:

  • Vakıanın nas üzerindeki rolü mekkî  veya medenî surelerde kendini her türlü gösterir (muhteva, form, şekil ve uslub bakımından)
  • Mekkî ve medenî ayetler birbirinden kolay şekilde ayrılır, çünkü vakıadan etkilenme söz konusu
  • Vakıa birbiriyle iç içe geçmiş olaylar bütünüdür

Nas-Olgu Bağlamında Kur’an’ı Literal Okumanın İmkanı:

  • Kur’an metninin anlamı içeriklerinin Allah tealanın kastettiği biçimde cözülüp çözülmeyeceği, bu konunun temel ilgi alanıdır
  • Ebu Zeyd buna “ kastu’l mütekellim”der = Kur’an’ı vakıadan koparır ve anlaşılmaz kılar; vahyin maksatlarını köreltir; sosyal adalet ve eşitlik ilkesine dayalı okumalar yapılmalı

Nas-Olgu ve Sünnet İlişkisi:

Ebu Zeyd:

  • Nassı vakıadan koparan her zihniyet bertaraf edilmesi gerekir
  • Peygmaberin olağanüstü, melekî bir şahsiyete büründürülmesine karşı; onun ümmÎ oluşu da zaten Aristokrat tabakadan değil normal halktan bir insan!
  • Olguların değişmesiyle hadis anlayışı da değişir

Modern Yaklaşım Sahiplerinin Nas-Olgu Bağlamında Geleneğe Bakışı:

  • Arkoun Şafinin olguyu dışarda bırakan tavrini eleştirir ve onun kur’anı yukarıdan aşağıya doğru hiyeraşik bir yapıya sahip olduğunu iddia etmesini tenkit eder

Nas-Olgu Bağlamında Modern Yaklaşım Sahiplerinin Ulaştıkları Neticeler ve Öneriler:

Ebu Zeyd:

  • Nas vakıadan doğar ve vakıanın dilinden ve kültüründen mefhumlar doğar
  • Vakıa önce de vardır, sonra da
  • Kültürün doğru bildiği ve tanıdığı şeyler metinler için de doğru ve kabul edilebilirdir
  • Kur’an indiği dönemde kültürle tamamen bütünleşmiştir

Tizinî:

  • Vakıa Kur’anı anlamada elzemdir
  • Vakıa boyutu dikey boyutudur (sosyal yapı)
  • Tarihsel çerçevede yatay boyutudur
  • Vakıa ve tarihsellik her topluma göre değişkenlik arzeder
  • Kuran metni içinde bulunduğu tarih, kültür ve ilmî birikimler bütünüyle bütünleşir
  • Kuran olgularla doğrudan anlaşılır, olgularla ilintilidir
  • Nass ve olgular karmaşık olunca yeni bir okuma zarurî hale gelir
  • Nas hem asıl hem de fer' konumdadır (selefi okuma yanlıştır)

Geleneksel  Düşüncede Nas-Olgu:

  • Ashab kur’anı Kerim ekseninde vakıayı anlamlı kılma çabasının ilk ve en önemli adımıdır
  • bu vakıayı her zaman için yönlendirebilecek olan Kur’anı Kerimi cem etmeleri hadisesidir

Nassın olgu karşısındaki değişimi:

  1. Nas içerisinde içtihad etmek suretiyle
  2. Nassı yürürlükten kaldırma (nesh gibi)
  3. Bir nasdaki hükmün yerine diğer nassdaki hükmü tercih etmek

 

  • Geleneğin önerdiği yöntem, nassı önceleyen yöntem
  • Ayetlerin inişine bizzat yön veren Allahu Tealadır!
  • Vakıî tefsire göre Kur’an önemli olaylara cevab vermiştir; ancak bu doğru değildir, ancak Allah bizzat karar verir ve ayetlerin inişine yön verir, vakıa değil! Mesela “ Bi’r-i Maun” müslümanlar için büyük bir facia idi, ancak Kur’an bu olaydan bahsetmemiş, onun yerine mesela iki kişinin arasında geçen ve özel konularla ilgili ayetler inebilir

Mücadele 1-4

قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إِلَى اللَّهِ وَاللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ

Mücadele 1

''Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir…''

 

= “Tarih orada öyle duran ve kendisini alıp kullanmamızı bekleyen bir olgu değildir. Aksine, bizim şu an yaşadığımız bir gerçekliktir”

 

SONUÇ:

  • Modernizm, sekülerizm ve rasyonalizm olmak üzere iki unsurdan oluşur= bu da bizi ileride post-modernizm’e götürür

-  Modernistciler de Kur’an yorumlarını bu iki anlayış üzerine bina ederler

  • Modernistler akla bazen aşırı derecede değer verirler (adeta putlaştırırlar)

= oysa Kuran herkesin kendine göre anladığının doğru olduğu bir metin gibi görülemez. Elbette herkes kendi kapasitesine göre Kur’an’dan bir şeyler anlar, ancak bu, Kur’an’ı Kerimin erişilebilir mutlak anlamlarının, şahısların anlayışlarına indirgenebilir değişkenler olmasını tecviz etmez

  • Diğer bir tehlike’de kuranı bir bütün olarak değil, bağlamından kopararak okumak ve anlamak (Yahudilerin yaptıkları gibi)
  • ثُمَّ أَنتُمْ هَؤُلاء تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقاً مِّنكُم مِّن دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِم بِالإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَإِن يَأتُوكُمْ أُسَارَى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَاء مَن يَفْعَلُ ذَلِكَ مِنكُمْ إِلاَّ خِزْيٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرَدُّونَ إِلَى أَشَدِّ الْعَذَابِ وَمَا اللّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. (Bakara 85)

 

  • Modern okumalar sıkıntılıdır ve beraberinde sorunlar getirir:
  • mesela kategorik ve kronolojik okumalar fayda vermeyecek sağlıksız okumalardır
  • ayrıca modern okumalar Kur’an’ın yazılı değilde sözlü bir kelam olduğunu ortaya koymak ister (= bu algı bize modernistler tarafından batıdaki Hz. İsa’nın sözlerinden oluşan incillere uyarlanan görüşten gelmektedir)
  • Modernistler Kur’an’ı nesne konumuna indirgemektedirler
  • Modernistler Kur’an’ın bağlayıcı, normatif bir metin olduğu hakikatini göz ardı ederler. Kuran'ın tarihselliği ya da nas-olgu ilişkisinde Kur’an'ın değişime uğrayıp uğramadığı gibi konularda söz söylerken oldukça rahattırlar = çünkü onlar Kuran'ın dilsel bir metin olduğunu iddia ederler. Aynı durum, batı’da Kutsal Kitap hakkında ACCOMODATİON teorisinde de öyledir

=Şunu unutmayalım ki: Din,ilahî iradenin anlam yüklediği naslarda saklıdır!

  • Kuranı İcazlık vasfıyla okumadıktan sonra gerçek manası anlaşılmaz, nitekim müsteşrikler Kur’anın icazlığını reddederler
  • Kuran tefsirinde zahiri bağlamdan koparılan her türlü tefsir, Sufi tefsirlerindeki gibi, batıldır!
  • Arkoun’a göre Tevrat, İncil ve Kur’an  bütün zamanlar için geçerli olan anlamlara sahip değildir, aksine her dönemde mevcut şartlara göre farklı yorumlanıp anlaşılır= her okuma yeni bir dünya kurmak anlamına gelir!
  • Ali Harb: “hiçbir okuma saçma değildir”
  • İbn Sina: “ imkansızlğı açık bir burhanla ortaya konmadığı sürece her yorum imkan dairesi içindedir”
  • Postmodernizm’in tehlikesi: hiçbir şeyin nihayeti yoktur ve her şey herkese göre değişik bir karaktere sahiptir.
  • Kur’an’ın kendi bilgi sistemi ve bilgi kuramı vardır: hem iç hem de dış tutarlılığı benzersizdir. Diğer kitaplara benzemez, her şeyiyle, nizam ve uslub, kendi ahengi ve sistemiyle her türlü metne meydan okur ve yeganedir

Nitekim ayetlerde yüce Allah bunu zikreder:

İç tutarlılık: Nisa 82

أَفَلاَ يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِندِ غَيْرِ اللّهِ لَوَجَدُواْ فِيهِ اخْتِلاَفًا كَثِيرًا

„Hâlâ Kur’an’ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı“

Dış tutarlılık: İsra 106

وَقُرْآناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَأَهُ عَلَى النَّاسِ عَلَى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنزِيلاً

„Biz Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik“.

  • Akıl önemli olsa da bilgi kaynağı ve yol haritamız, kılavuzumuz ancak vahiydir
  • Kur’an’ı anlamak”= metnin ne dediğini anlamaktır; “Kur’an’ın ne olduğunu anlamak= Kuran’ın varlıktaki yerini, bilgisel değerini ve normatif yapısının muhataplarını ne ölçüde ilgilendirdiğini anlamaktır”!
  • Kur’an sadece lafız anlamlarıyla bir şeyler veren ölü bir metin değildir, o aynı zamanda ufuk açan, ilkeler ve değerler sunan yaşayan bir kılavuz gibidir = Kur’an dili de budur! (hayat var içinde, dinamik, her devir için geçerli, evrenseldir, cihamşümüldür, toplumun her tabakasındaki insana hitap eder)
  • Kur’an bilime değer verir, batıdaki gibi (kilise gibi) din ile bilim çatısmaz (islam bilime kollarını açar)
  • Arkoun, Hanefi ve Ebu Zeyd gibi modernistler pozitivist ve materyalist görüşlere sahiptir+ batıdan etkilenmiştir+marksist düşünce yapısı vardır...(akılcılardır, yapısaldırlar)
  • Modernistler geleneği müslümanların sırtında bir kambur olarak görmekte (Ebu Zeyd’in Şafii eleştirmesindeki gibi)

 

-Batılı okuma, anlamak için okumamızı ilzam eder

-İslamî okuma, okumak için anlamamızı da gerekli kılar, bu da okumanın islevine yöneliktir

= iki medeniyet arasındaki fark görülmektedir

  • Buna rağmen, farklı okumalar ve yaklaşım tarzları olmalarına rağmen; “ batı yorum geleneği ile islam yorum geleneğinin, metodolojik açıdan birbirlerine  verebilecekleri şeyler olabilir” diyebilirz (müellifin yorumu)

 

 

[1]Aşmavî ve Ebu Zeyd Nas – Olgu ilişkisini marksist felsefe ile ele alır- alt yapı-üst yapı

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Abdulaziz Hatip- Bazı Surelerin Tefsiri

Abdulaziz Hatip- Bazı Surelerin Tefsiri (Mülk, Nisa, Rad ve Kehf)

DEVAMI

Tefsir Usulü Kitap Özeti

Tefsir Usulü Kitap Özeti Prof. Dr.Muhsin Demirci

DEVAMI

Videolar

  • Nuh Arslantaş: Mustafa Öztürk'le Din ve Hayat: Kur'an'da Yahudilik (Kanal 24 - 27.09.2014)
  • Kinder über den Islam - Ammar und Umeyr
  • Die Spaltung der Umma (Siffin-Tahkim)

Foto Galeri

<p>Yeni Ti-Entertainment.com hakkındaki görüşünüz?</p>