Ti-Entertainment

Mitraizm Efsaneleri Dinler Tarihi

Mitraizm Efsaneleri

MİTRA EFSANELERİNİN VE MUCİZELERİNİN HRİSTİYANLIK ÜZERİNDEKİ  ETKİLERİ
Dr. Kürşat Haldun AKALIN  Çukurova Üniversitesi

Quintessenz (özet) :

Zerdüşt: ‘benimle bir olmak için ve benim de  onunla olmam için , bedenimi yemeyen ve kanımdan içmeyen hiç kimse kurtuluşu bilemez”
Zerdüşt’ün bu sözleri , İsa’nın havarilerine söylediği kelimeleriyle kıyaslanır : ‘Bedenimden yiyen ve kanım-dan içen kimsenin sonsuz yaşamı olacaktır.’
Bu çok önemli İran metni , hristiyanlar ile karşıtlarının arasında çıkan çatışmanın kaynağını oluşturmuştur
Hristiyanlar  pazar  gününü  kutsal  gün  kıldıkları  halde  ,  bundan  çok  önceleri  , Mitraistler kutsal gün olarak pazarı kutsamışlardır
Asırlar öncesinden , Mitraistler , 25 Aralık gününü Mitra’nın doğum günü olarak kutladıkları halde , bu gün , İsa’nın doğum günü olarak benimsenmiştir
Antik zerdüştler , 25 Aralık gününü , güneş ilahının doğum günü olarak şanlı  kılmışlardı- Hristiyanlar 25 Aralık gününü kurtarıcı ilahın doğum günü olarak kutsadıkları gibi , Mitraistler kadar Attis-Cybele tapın-masının önceden kabul ettikleri 22-25 Mart günlerini de İsa’nın çarmıhtaki ıstırabı olarak dinlerine uyarla-mışlardır
 

• Roma İmparatorluğu 325 yılında Constantine’nin şahsi kararıyla hristiyanlığı resmi  din  olarak  kabul  ettikten sonra, hristiyanlar  baltalarını  ve  kazmalarını  alarak  Mitra tapınaklarına  dal-mışlardır- ne kadar tablet ve tasvir varsa tamamını kırıp parçalamış, ezip yok etmişlerdir  
• Bir zamanlar Mitra uğruna zulme uğrayan, diri diri yakılan ve aslanlara yedirilen hristiyanlar; ar-tık  kendi saflarına kattıkları devlet gücüyle, tapınaklarını yıkmaya, mitraistleri hristiyan  olmaya  zorlamaya  başlamışlardır- zorbalıkla kendilerine doğru çekmeye başlamışlardır
• Eski Roma’da iki ayrı güneş tanrısının ortak adı olan Sol, bir Roma tanrısı olmasına rağmen, Yu-nan  güneş tanrısı Helios’a eş tutulmuştur. Ay tanrıçası Luna ile ortak tapınağı olduğu gibi, her yıl 9 Ağustos’da kurban törenlerinin düzenlenmesi için yapılmış Sol’e özgü tapınmalar da bu-lunmaktaydı.
• Sol ile ilgili ileri sürülmüş görüşler
a) Sol, bir kuzgun sayesinde Ahura Mazda veya Zeus-Jupiter’den bilgi aktaran bir şefaatçidir
b) Sol, derece itibarıyla Mitra’dan daha üstün bir tanrı olmasına rağmen, daha sonra   her  ikisi güneş figürü altında tek bir kudrette birleştirilmiştir

• Mitra ve Sol, bu  kurban yemeğinden sonra, kendi tekerlekli arabalarıyla göğe çıkmışlardır.    
MİTRA YARATILIŞ EFSANESİ OLARAK BOĞA KURBANI   
• Sol, bir  kuş  aracılığıyla Mitra’ya  boğayı  kendisine  kurban  etme  emrini  iletmiş  olmakla, Mit-ra’dan daha yüce bir ilah olduğunu kanıtlamış durumdadır
• Mitra, hiç de istemediği halde, verilen bu emri sorgulamadan yerine getirmiştir - ölümle  biten  yaşamın  sonunda  yeniden  canlanması  haberiyle sevindirilmiştir
• Çeşitli kabartmalarda, 7 ışık halesini tek bir ışık altında topladığı, Sol’un başı doğmakta olan   güneş  gibi parlamakta, Mitra’ya doğru ışık saçmakta, böylece Mitra kendisinden  daha  üstün  olan  başka  bir  tanrıyla  bağlantı  kurmaktadır
• Tıpkı Sol gibi, Ay ilahesi Luna da, yaratıcılıkla sonuçlanan bu göğe yükseliş seyahatine katılmak-ta, öküzlerin çektiği bir arabaya binmekte, güneşin arabasına yetişmek üzere hızlanmaktadır
• Mitraik öğretiye göre Ay, boğanın döl suyunun temizlenmesini sağlamakta, bitkileri besleyerek gelişmelerine ortam hazırlamakta, şifalı bitkileri çıkartmaktadır. Kurban edilen boğanın kuyruğundan tutup havada sallayabilmekte, kulaklarında filiz veren tahıl tanelerinin yere dökülerek yetişmesi gaye edinilmektedir
• “Kabartmalarda tanrı, tıpkı Herakles’in kendisi gibi çok genç ve çok güçlü olduğu gibi, oldukça uysal bir kimsedir. Çok ağır ve bünyece iri bir hayvanı, kendi gücüyle dizlerinin üzerine  çöktür-müş; boynuzlarından veya burun deliklerinden hayvanın başını tutarak geriye doğru çektikten sonra, elindeki uzun hançerle boğanın tam kalbine batırmıştır- Boğanın hançer darbeleriyle öl-dürülmesi,mitra tapınanları bakımından çok yararlı ve yaratıcı  bir  ayindir. Boğanın  etrafa  sa-çılan  kanıyla  bedensel  yaşamın  yeniden  ortaya çıkacağına inanılmakta,
• Çünkü mitra efsanesine göre, güneş tanrı da Mitra’dan bir boğa kurban etmesini istemiş, beyaz bir boğayı aynı şekilde kalbinden hançerlemiştir. Ancak beyaz boğa tam öleceği sırada Ay’a dönüşmüş, Mitra’nın pelerini de ışık saçan yıldızlarla dolu gökyüzü biçimini almıştır Boğanın kuyruğundan ve kanından etrafa buğday ve üzüm taneleri saçılmış, yumurtalığından akan döl suyuyla da yeryüzündeki bütün canlılar oluşmuştur. Artık gün ile gece farklılaşmış, gece gündüzü izler olmuş, Ay belirli bir seyir takip ederek ilerlemiş, böylece zaman ortaya çıkmıştır
• Işıkla   uyanan   karanlığın   varlıkları   ve   amaçsız   güçlerin   yeryüzüne   çıkmasıyla birlikte, iyi-lik kötülükten, aydınlık karanlıktan tamamıyla ayrılmıştır
• Bu kurbandan  sonra güneş tanrısı ve Mitra birlikte kurban eti yerler, şarap içerler. Kutsal ye-mekten sonra Mitra, güneş tanrısının arabasına biner, yeryüzünün en ücra köşesine geçer.
• “Yaratılış efsanesinin,Mitra kültünün ruh öğretisiyle de uyum sağlamasıyla; insan ruhunun gökten yere doğru iniş yaptığı, göğün yedi katından her birine tek tek uğradığı, sonradan bedenin içine tutsak alındığı, insanın gökten yere indiği vs., gibi esatirler hemen rağbet bulmuştur. Artık insana düşen görev,ruhunu,bedensel arzu ve eğilimlerden kurtaracak;.ruhunun göğün  yedi  katına  geri  çıkmasını  sağlayacak  erdemli  bir  yüceliğe  bu  dünyada  ulaşmak olmalıydı”
• Ancak dürüst, erdemli ve iyi ahlaklı insanlar, ruhunu, göğün yedi katından geçirerek sonsuz yaşam diyarına  geçebilmekteydi. İşte Mitra’nın güneş tanrısı arabasına binmesi ve göğe uçması,bu ruhani yüceliği simgelemekteydi
• Bu nedenle Mitra tapınanları, yedi  aşamalı  bir  ayin  terbiyesinden  geçmekteydiler:

1.Kuzgun
2.damat
3.asker
4.aslan
5.persli
6.güneş ulağı
Hedef 7BABA

• Mitra ayinlerinin temel karakteri; yaratıcının dünyaya yeni yaşamı sunmasını sağlayan, evrensel saadet ve iyiliğe ulaştıran, kozmik ardıllığı ve yeniden dirilişi gerçekleştiren boğanın kurban edilmesiyle yakından ilgilidir
• Diğer   Pers   metinlerinde, Ay’ın   arınmak   için gittiğinden, doğanın biyolojik varlıklarına hayat vermesinden söz edilmektedir


TAPINAK KABARTMALARINDA  MİTRA MUCİZELERİ  

 
• Mitra’nın doğumunun tasvirinde, Cautopates’in elindeki meşaleyi aşağı ve yukarı doğru indirip kaldırılması yer almaktadır. Mitra efsanesinde doğan sabah güneşinin sembolü  olan  Cautes  ile akşam  güneşinin  anlatımı  olan  Cautopates  de,bu  mucizevi doğumdaki rollerini almıştır
• İmparator  Constantine, hiçbir kimseye danışmadan  ve hiçbir tarihsel  bulguya da dayanmadan,  İsa’nın doğum gününü 25 Aralık olarak belirlemiştir. İsa’nın doğum günüyle ilgili hiçbir tarihsel bulgu mevcut değildir. Oysa 25 Aralık günü yaklaşık iki asırdan beri Yunan-Roma  dünyasında  festivallerle  kutlanılan,  Mitra’nın  doğum  günü  ve  Mitra  güneş takviminin başlangıç günüdür
• İlahın  doğum  günüyle  birlikte  yeni  bir  ışık  dalgası  da  dünyayı  sarmıştır.  Bu doğum, doğası  itibarıyla tamamıyla mucizevi bir içeriğe sahiptir
• Hiç kimsenin anlamadığı mucizevi bir güçle kayadan doğmuştur. Kafasında Firikyalılara has bir takke vardır, ışığın kendisidir ve ışığın yolunda yürümektedir. Bu aşamasında  bile, oku  ve  ya-yıyla  dayanmış  bir  haldedir. Semadan  aldığı  ışıkla yeryüzünü   aydınlattığına  inanıldığı  için, göğün  kubbesel  algılanışı  ve  mağara  girişiyle ilintisinin kurulması, kemer  tarzındaki  yapıların  gelişmesine  de  katkı  sağlamıştır
• Eski  İran’ın  kutsal  kitabı  Avesta’nın  onuncu  Yasna’sında,  Mitra  için  ilahiler bulunmakta-dır
• Burada Pers ilahı eline aldığı bir küreyle betimlenmekte, mitolojik bir dağın zirvesinden Aryan-ların diyarına bakmaktadır. (Jackson A.V. , 1975 ; 139) Aktarılan esatire göre, Mitra’nın soy kü-tüğü ana yeryüzü ve Ahura Mazda’nın birleşmesine dayanmaktadır. Bu nedenle,  gururla  sözü  edilen  bu  mucizevi  doğumunda,kayanın  içinden  çıkarılmaktadır. Mitra’yı doğuran bu kaya, ışık ve ateşten meydana gelmiştir. Kayadan doğmuş olan Mitra da, bu yüzden, hararetli ateşiyle ışık saçan bir ilah olarak anılmaya başlamıştır
• Antik gelenek içinde tam bir uyum sağlayan, ışık ile ateşle betimlenen bu mucizevi  doğum, evrensel bir olguya dayandırılmak istenmiş; Mitra doğumuyla  birlikte eline ışık saçan alev topunu almış bir çocuk olarak betimlenmiştir
• Tapınaklarda sol eline alev topunu ve sağ eline de burçlar kuşağını almış bir halde Mitra’nın kabartmalarına rastlanılmıştır
• Mitra,boğayı hançerleyerek güneş ilahına kurban olarak sunmakla, yeryüzündeki ve gökyüzündeki  varlıkların yaratılma işini başlatmaktadır
• Mitra efsanesi içinde, kayanın okla vurulması, kayanın ikiye yarılarak arasından soğuk bir suyun akması mucizesi, pek çok tapınak kabartmasına konu olmuştur
• Bu kabartmalarda, Mitra, elindeki oku ve yayı ile kayayı vurmak için hazır ayakta beklerken, etrafındaki birkaç susamış kişi de, kayanın vurulup suyun akması için sabırsızlıkla beklemektedir
• Almanya’nın Besigheim’de bulunan bir kabartmada, Mitra’nın yanındaki adamlardan biri diz çökmüş bir halde, kayadan akan suyu elleriyle tutarak içerken; diğeri bu mucizevi olayı daha geniş bir kapsamda yaşamakta, akıp gitmekte olan suyu elleriyle tutmaya çalışmaktadır.” Mitra tapınaklarında çok sık olarak rastlanılan okla vurulan kayanın yarılarak arasından sel gibi akan suyun betimlenmesinde; oku, yayı ve sodasıyla, Frikyalılara has kepi ve doğulu elbiseleriyle Mitra, bu mucizevi olayın baş kahramanıdır ve su da gökten gelmiştir. Böyle bir mucizevi neden olan etmen ise, çevresinde susuz kalmış insanların kendisine yakarışlarıdır.*  
Benzeri bir sahneye,Eski Ahit’in çıkış hükmünde ‘Kavim,Musa ile çekişip dediler : Bize su ver  içelim. Musa, onlara dedi,niçin  benimle  çekişiyorsunuz, niçin  Rabbi  deniyorsunuz? Rab,Musa’ya de-di,Kavmin  önüne  geç,ırmağa  vurduğun  değneği  eline  al, işte  Ben  orada, Horeb’de  kaya   üzerinde  senin  önünde  duracağım,kayaya  vuracaksın,kavmin  içsin  diye kayadan  su  çıkacak.  Musa, İsrail   ihtiyarlarının  gözü  önünde  böyle  yaptı.’ ifadesiyle rastlanılmaktadır.
• Tapınak kabartmalarında sıkça betimlenen bir diğer konu; Mitra’nın, bir ormanda atın sırtına binmiş bir halde ava çıkması, elindeki oku ve yayıyla avını kovalaması hakkındadır
• Mitra’nın bu av takibine,hemen yanında bir aslan ve bir yılan da eşlik etmekte; ilahın, ata binen ve ok atan bir insan olduğu imajı zihinlere yerleştirilmektedir. Yanındaki aslan ve yılan, ateşi ve yeryüzünü sembolize etmekte; güneş ilahı olarak resmedilen Mitra’nın, aynı zamanda da, evrenin hükümdarı olduğu vurgulanmaktadır
• “Eski İran’ın zerdüşt kitabı olan Avesta’da da, avcılık, çok önemli bir ilgi konusunu oluşturmak-tadır. Burada, tanrı Ahura Mazda’ya ve aydınlığın çocuklarına düşman olanların öldürülmesi, ava çıkmakla betimlenmektedir. Bu av esnasında,  Ahriman’a  kurban  olarak sunulan  erkek  domuzun  öldürülmesi  sonucunda,  kötülüklerin  gücünün  kırılması, öncelikli hedefler  arasın-da  yer  almaktadır
• Mitra,yenilmez güneş ilahı olarak Sol’a yakarmakta;  Cautes ve Cautopates ile birlikte, dua et-mek için günü üç ayrı kısma ayırmaktadır. Sabah, öğleden sonra ve akşam vakitlerinde, güneş ilahı Sol’a yakarmaktadır. Güneş ilahının aydınlık saçan ve  ışık  yayan  bu  yorumunun  yanın-da,Mitra,elindeki  kamçısıyla  semayı  dolaşan  dört  atı sürmektedir. Artık Apollon’a özgü bir güneştir,ışık getiren savaş arabasıyla Avesta’nın Mitra esatirlerinden tamamıyla farklıdır    
• Mitra tapınanları da, dünyevi amellerinin ve bağlılıklarının sonrasında başlayacak olan bu   yol-culuğuna hazırlıklı olmakta, en sonunda, ezeli   güneş  ışığına  dönüşecek  olan  bu  yücelişine  kendilerini  adamaktadırlar
• Kutsal yemek ayinine Sol ile Mitra katılmakta, ilahlarla gizemli şekilde yarışıldıktan sonra göğe yükselinmektedir. 
• “Kutsal yemek ayini, boğanın kurban edildiği sıradan bir mağarada gerçekleşmekte; Perslilere özgü giysiler içinde betimlenen Mitra, masada Sol’un arkasında betimlenmektedir
• Kutsal  yemek  ayininin önemini Aventine Mitra tapınağı örneğiyle anlamak daha kolaylaşır:
- çok  karanlık bir mağara odacığında, Sol ile Mitra mum ışığı altında, bir masa önünde gö-rülmektedir. Sol, sarı bir kuşakla belini sardığı  kırmızı uzun bir elbise giymiş, sol eline burç-lar kuşağını almıştır. Böylece, inananları üzerinde hararetli bir coşku yaratılmak istenmiştir.
- Kırmızı  pelerini  ve  Firikyalıların  giydiği  bir  keple  betimlenen  Mitra  ise, sağ  elini Sol’un  omuzlarına  atmış  bir  haldedir
- Etrafındaki  hizmetkarlar,  her  iki  ilaha  da  hizmet etmekte
- Onlara ekmek ve şarap  taşımaktadır

AŞAİ RABBANİ AYİNİNİN İLK ÖRNEĞİ OLARAK MİTRA  YEMEK  EFSANELERİ  


• İlah  adına  kurban  kesilmiş, kutsal  yemek  ayininde  kurban  eti  ekmek  ve  şarapla yenilmiştir
• Yemek sonrası gerçekleşen tapınma sırasında üyeler, anlaşılamayan bir gizemlilik içinde, ilahlarının huzuruna çıktıkları hissi altında kalarak, tapınmaya başlamışlardır.
• Mitra ayinlerinde eğer boğa bulunamamış veya alınamamışsa, evde beslenilen başka hayvanların da kurban edildiği veya balık yenildiği sanılmaktadır. Yoksunluktan dolayı etin yerini  tutmak  üzere ekmeğin  yendiği, boğanın kanı yerine içkinin içildiği; ilk kilise Babalarından Justin’in,  ‘Mitra  katılımcılarının  gizemli  ayinlerinde  ekmeğin  ve  suyun kullanmış olduklarını biliyoruz,
• Burada şarap yerine su kullanılması;   hristiyanlıkta yayınlaştırılmak istenilen ekmek ile şarap  ayininin  farklı  benzetmelerinin  yapılmasını engellemek içindir. “Dördüncü asırdan itibaren gi-derek şiddetlenen hristiyanların Mitra tapınaklarına karşı yürüttükleri saldırıların başlıca nede-ninin, kutsal yemek ayinini betimleyen kabartmaların  olması, hiç   de   rastlantısal   değildir.   Tapınaklarda   diğer   duvarlara   hiç dokunulmaksızın,  yalnızca  kutsal  yemek  ayinini  betimle-yen  duvarların  yerle  bir  edilmiş  olması, hiç de şaşırtıcı gelmemektedir.” (Jones A.H.M. , 1948 ; 51) 
• Tertullian: ’Mitra tapınması, gerçekte, ekmek şarap ayininin şeytani bir uyarlanmasından başka bir şey değildir.
• Ancak bu ayinde de, Mitra tapınanları, ilahlarıyla yüz yüze gelmekte, gizemli bir şekilde aynı masada oturduklarını hissetmekte, böylece ölümsüzlüğün anlaşmasını bağıtladıklarına inan-maktadırlar
• Mitra  ayinlerinde   katılımcılarına   telkin   edilen   bir   başka   konu, tıpkı   Dionysiac gizemlilik-lerinde olduğu gibi, boğa ayinlerinde de, kendisini kurban olarak sunan kimselerin ilahi bir be-dene sahip olabilecekleridir-  Tıpkı İsa’nın,”Gökten inmiş olan diri ekmek benim,bu ekmekten yiyen sonsuza kadar yaşayacak,dünyanın yaşamı uğruna vereceğim ekmek de benim bedenimdir. İnsanoğlunun bedenini yiyip  kanını içmedikçe sizde sonsuz yaşam olmaz. Bedenimi yiyenin,kanımı içenin sonsuz   yaşamı   vardır   ve   ben   onu   son   günde   dirilteceğim.   Çünkü   bedenim   gerçek yiyecek,kanım gerçek içecektir. Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar,ben de onda.” (Kutsal Kitap , 2004 ; 1226)  sözleri gibi
• Perslilere ait metinlerde Zerdüşt de, öğrencilerine şöyle demiştir,   ‘benim   bedenimden   ye-meyenin   ve   kanımdan   içmeyenin, benimle   bir   arada bulunmasına imkan yoktur ; böyle bir kimsenin kurtuluşu da yoktur.’ (Nietzsche F  , 2004 ; 83) 
• “Kutsal yemek ayinini yerine getirerek, münzevi bir şekilde ilahileriyle aynı masada bulunduklarına Mitra tapınanları, göğe yolculuklarıyla ölümsüzleşecekleri duygusuna kapılmışlardır
• Roma’da göze çarpan en meşhur iki kitabe içinde dahi, astrolojinin tapınmadaki etkilerini çok çarpıcı bir şekilde aksettirilmiştir: “Mitraik bir kitabede, Babaların Babası olarak söz edilen No-nius Victor'’n kendisini göklere adadığı, ilahlar mekanını ziyaret ettiği vurgulanmaktadır. Çünkü boğanın hançerlenerek kurban edilmesi üzerine kurulan kutsal yemek ayini sırasında yaşanılacak göklere mucizevi  yolculuk, ile, Güneş ve Ay’la birlikte yedi gezegen arasında sıkı bir bağ kurulmuştur.  Saturn,  Sol,  Luna,  Jupiter, Mars, Venus  ve  Mercury  ismini  taşıyan  bu  yedi gezegen ; mitraik tapınmanın yedi derecesinin koruyucuları olarak bildirilmiştir.”

• Göğün yedi gezegeni giderek göğün yedi katı algılamalarına neden olmuştur.   
• “Mitra tapınakları da, gökteki bu dereceleri simgelemek üzere yedi kapılı şekilde inşa edilmeye  başlanmıştır.  Mitraik  tapınma  sırasında  düzenlenen  törenlerde  geçilen  bu  yedi kapı, her birine ayrı bir  gezegenin hakim olduğuna inanılan ve dünyadaki yaşamın da yedi aşamaya ayrılmasına neden olan dereceleri ifade etmektedir
•  “Mitra’daki  Oceanus,Ürdün  nehrinin  kişiselleştirilmesiyle  uyarlanmıştır.  Hristiyan sanatçılar da,  lahitlerinin cennete yükselmesini betimlemek istediklerinde, araba ile göğe çıkış temasını yeğlemişlerdir.”
KUTSAL KİTAPTAKİ  ŞEYTANIN  İLK TASARIMI ZURVAN
• Çeşitli Mitra tapınaklarında canavarı betimleyen tasvirlere rastlanılmıştır. Aslan başlı ve  insan  vücutlu 
• “Şeytanın hiddetine uğramaktan vehime kapılan bazı hristiyan kilise mensuplarının dahi, şeytanı  hiddetlendirmemek  ve  ayartmasına  hedef  olmamak  için, bir  yerini  ismine adadıklarına   dahi   rastlanılmıştır. Antik  inanç eğilimi içinde hangi ilaha tapınılırsa tapınılsın, özellikle kötülük ilahlarından çok derin endişelere kapılındığı, yatıştırıcı yaklaşımlar içine girildiği, kanıksanmış bir yöneliştir

 

S O N U Ç 
- Mitraistler, boğanın  etini  yiyenin  ve  kanından  içenin, kutsal  yemek  masasındaki ilahla-rıyla  yüz   yüze  gelenin ;öldükten  sonra  da, ilahlarının  yanına  alınarak  ölümsüzlüğe ula-şacaklarına  inanmaktadır
- Bu  nedenle,  ayinde  yenilen  yiyecek  ve  içilen  içecek, her  ne olursa olsun, yalnızca,bu dünyada ilahların gücünü kendilerine kazandırmayacak ;fakat aynı zamanda da, ruhunun kurtuluşa ermesini sağlayarak, ölümden sonra yeniden doğuş mucizesini gerçek kılacak, ezeli ışıkla ödüllendirilecektir
- Böylece hristiyanlığa özgü tapınma tarzının içeriğini oluşturan, tanrının bedeninden yiyenin  ve  kanından  içenin  kurtuluşa  erişeceği  veya  sonsuz  yaşama  kavuşacağı  ayininin tarihsel kökenleri ; gizemli Mitra tapınmalarına neden olan, Zerdüştün öğrencilerine söylediği bu sözlerinde bulunmaktadır.

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Samuel Noah Kramer "Tarih Sümerde Başlar" Kitap Özeti

Samuel Noah Kramer "Tarih Sümerde Başlar" Kitap Özeti

DEVAMI

Kısa Dünya Tarihi

Dünya Halkların ve Dinlerin Kısa Tarihi

DEVAMI

Videolar

  • Nuh Arslantaş: Mustafa Öztürk'le Din ve Hayat: Kur'an'da Yahudilik (Kanal 24 - 27.09.2014)
  • Kinder über den Islam - Ammar und Umeyr
  • Die Spaltung der Umma (Siffin-Tahkim)

Foto Galeri

<p>Yeni Ti-Entertainment.com hakkındaki görüşünüz?</p>